#

Türkiye

Merakından aldığı fotokapan hırsızlık sayılmadı!

Erzurum’da devlet büyüklerini korumak amacıyla havalimanı güzergahına yerleştirilen emniyete ait fotokapanlardan birini ‘telefon’ zannederek alıp evine götürdüğü için ‘hırsızlık’ suçundan yargılanan temizlik işçisi Taner Akkuş (45) hakkında verilen beraat kararının gerekçesi açıklandı. Akkuş’un fotokapanı merak üzerine aldığı vurgulanan gerekçeli kararda, cihazı herhangi bir yere satmayıp ve bozmaksızın emniyet görevlilerine teslim etmesinin hırsızlık amacı taşımadığını gösterdiği ifade edildi.

Olay, 3 Nisan 2018 günü merkez Yakutiye ilçesinde meydana geldi. Temizlik işçisi Taner Akkuş, havalimanı güzergâhında temizlik işi yaparken yoruldu ve dinlenmek için yol kenarındaki toprak alana oturdu. Bu sırada yerde ucunda anten bulunan bir cihaz olduğunu fark etti. Anten kısmından tutarak toprak altından çıkardığı cihazı alıp, kurcalamaya başladı. Daha sonra da evine götürdü.

Erzurum Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ekipleri ise devlet büyüklerinin kente giriş çıkış yaptıkları zamanlarda güvenliği ve kontrolü sağlamak için yerleştirilen 3 fotokapandan birinin eksik olduğunu fark edip harekete geçti. Polis ekiplerinin her yerde aradığı fotokapanın içindeki SIM kart, sinyal vermeye başladı. Polis, SIM kartının bir cep telefonuna takıldığını belirleyip, iz sürdü. Fotokapanın Taner Akkuş’ta olduğu tespit edildi. Polis, temizlik işçisini gözaltına aldı.

Sorgusunun ardında serbest bırakılan Akkuş hakkında Erzurum 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde ‘kamu hizmetine veya yararına tahsis edilen eşya hakkında hırsızlık’ suçundan 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

‘NE OLDUĞUNU ÇÖZEMEDİM’

Taner Akkuş, tutuksuz yargılandığı davanın 15 Ocak günü görülen ilk duruşmasında yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Dinlenmek için oturduğum yerde, ucunda anten olan bir şey gördüm. Merak ettim çektim. Afganların düşürdüğü walkman ya da telefon sandım. Önce alıp kurcaladım hatta ‘pili bitmiş’ diye otogardan pil aldım. Böyle şeyleri kurcalamaya çok meraklıyım. Yanıma alıp, evime götürüp kurcaladım. İçerisinde bir sim kart buldum. Telefonuma takıp kime ait olduğunu bulmak için baktım ancak hiçbir ses gelmedi. Cihazı, ne olduğunu çözemeyince dolabın üzerine koydum. İşe gittim, ertesi gün polisler aradı. Ben de bir bomba olduğunu söyledi. Çok korktum ‘ne bombası’ dedim. Polislerle eve gittik, cihazı teslim ettim. Meğerse fotokapanmış. O günlerde Cumhurbaşkanı gelecekti, o nedenle yerleştirilmiş. Üzerine oturduğum bomba da çıkabilirdi. Anten ucunda kamera takılıymış, beni de çekmiş. Bir daha görsem asla almam. Ne olduğunu bilmiyordum. Devlet malı olduğunu bilsem elimi sürer miyim?”

GEREKÇELİ KARAR: MERAK SAİKİYLE ALDI

Mahkeme, Taner Akkuş’u yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat ettirdi. 4’üncü Asliye Ceza Hakimi Aydın Başar, hazırladığı gerekçeli kararında, emniyet güçleri tarafından güvenlik amacıyla yol üzerindeki bölgenin çeşitli yerlerine fotokapan kameralar yerleştirildiğini anlattı. Sanığın tesadüfen dinlenmek istediği yerde fotokapanı gördüğünü kaydederek, şöyle dedi:

“Sanığın söz konusu fotokapanın emniyet güçlerine ait bir cihaz olduğunu bilmeden merak saikiyle ve ayrıca Afganlılara ait olduğunu düşünerek, alıp evine götürdüğü ve yine söz konusu cihazı kurcaladığı, daha sonra cihaz içerisinde SIM kartı bulup yine merak saikiyle telefonuna taktığı ve söz konusu SIM kartın telefona takılması nedeniyle vermiş olduğu sinyal sonucu kolluk görevlilerince sanığa ulaşıldığı, olayın bu şekilde gerçekleştiği, sanığın duruşmadaki savunması, gözlenen sosyal ve kültürel durumu, tüm dosya kapsamı ve duruşmada edinilen vicdani kanaatle sabittir. Sanığın söz konusu fotokapanı tesadüfen ve ıssız bir yerde bulmuş olması, bu fotokapanın ne işe yaradığını bilmeden eve götürüp, yakalanacağını bilmesi gerektiği halde içerisindeki SIM kartını telefonuna takmış olması göz önüne alındığında iddia edildiği gibi sanığın hırsızlık kastıyla hareket etmediği ve zaten söz konusu fotokapan cihazını herhangi bir yere satmayıp ve bozmaksızın, emniyet görevlilerine teslim etmesi göz önüne alındığında sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediği yönünde vicdani kanaate ulaşıldığından atılı suçtan beraatine karar vermek gerekmiştir.”