Hakan Fidan, Katar’ın başkenti Doha’da Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında bölgedeki gelişmeler, müzakere süreçleri ve güvenlik konuları ele alındı.
Bakan Fidan, bölgede yaşanan krizlerin ülkeleri daha fazla dayanışma ve istişareye yönelttiğini belirterek diplomatik temasların sürdüğünü söyledi. Son dönemde bölge ülkeleriyle yoğun görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade eden Fidan, savaşın yeniden başlamasını istemediklerini vurguladı.
Müzakere sürecinde Pakistan’ın rolüne dikkat çeken Fidan, yürütülen diplomatik çabaları desteklediklerini belirtti. Savaşın yalnızca bölgeyi değil tüm dünyayı ekonomik ve siyasi açıdan olumsuz etkilediğini dile getiren Fidan, diplomasinin sonuç vermesi için çalışmaların devam ettiğini söyledi.
Basın toplantısında Hürmüz Boğazı konusuna da değinen Fidan, boğazın kapalı olmasının dünya ekonomisi ve enerji güvenliği üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade etti. Fidan, seyrüsefer güvenliğinin sağlanmasının ve boğazın yeniden açılmasının küresel ekonomi açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.
Müzakerelerin zorlu bir süreç olduğunu belirten Fidan, tarafların savaşın sona ermesi, Hürmüz Boğazı’nın açılması ve nükleer dosyaların çözüme kavuşması konusunda ortak bir irade ortaya koyduğunu söyledi.
Hürmüz Boğazı’nın siyasi bir baskı unsuru ya da silah olarak kullanılmaması gerektiğini vurgulayan Fidan, bölgesel istikrar için geçiş güvenliğinin korunmasının şart olduğunu ifade etti.
Konuşmasında Gazze’deki gelişmelere de değinen Fidan, İsrail’in politikalarının bölgede güvenlik ve istikrar sorununa yol açmayı sürdürdüğünü söyledi. Gazze, Batı Şeria, Lübnan ve Suriye’de yaşanan gelişmelere dikkat çeken Fidan, uluslararası toplumun bu konuda daha fazla sorumluluk alması gerektiğini dile getirdi.








