Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin “mutlak butlan” kararı sonrası hareketli günler geçiren CHP’de gözler Meclis grup toplantısına çevrilmişti. 2.5 yıl aradan sonra yeniden genel başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu’nun TBMM Başkanlığı’na “Böyle bir toplantı talebimiz yoktur” yazısı göndermesine rağmen, TBMM Başkanlığı Özgür Özel’in başvurusu doğrultusunda toplantıya izin verdi. İtirazların gölgesinde tıklım tıklım dolan salonda tarihi anlar yaşandı.
Salonda “Hain Kemal” Sloganları Yükseldi
Grup salonunu hıncahınç dolduran partililer, Özgür Özel kürsüye çıkmadan önce “Hain Kemal” sloganları attı. Özel’in salona girmesiyle coşku artarken, partililer sık sık “Kurultay” çağrısında bulundu. Yükselen öfke sloganları üzerine partililere seslenen Özel, “Bizim görevimiz bugün öfke seslerini, tepki seslerini bu yüce çatının altına taşımak değil; bir büyük kumpasa karşı bu çatının altına direniş, mücadele ve umut seslerini taşımaktır” diyerek salonu sakinleştirdi.
Kılıçdaroğlu’na Salonda Sitem: “Bırakmayı Bilseydi…”
Konuşmasında İsmet İnönü’nün 1950 seçimlerini kaybettiğinde gücü Demokrat Parti’ye nasıl centilmence devrettiğini hatırlatan Özgür Özel, isim vermeden selefi Kemal Kılıçdaroğlu’na çok sert bir göndermede bulundu:
“Bizim kurultayımızda da ilk kez Türkiye’de bir siyasi parti genel başkanı ikili yarışla değişti. Bendeki madalya ne kadar büyükse, o gün o seçimde genel başkanlık görevini bırakanın da, o görevi bırakabilseydi, bırakmayı bilseydi madalyası daha büyük olacaktı! ‘Biz alıştık kaybetmeye, bir kez daha kaybeder partinin başında otururuz’ dediler. Karşımızda 5 Kasım kurultayını hazmedemeyenlerle 31 Mart yerel seçimini hazmedemeyenlerin, yani mutlak sultanla mutlak butlanın ittifakı vardır.”
“Şu An İki Tane CHP Görüntüsü Var”
Genel Merkez binasından polis zoruyla çıkarılma süreçlerine ve kapıya dayanan bodyguard iddialarına değinen Özel, partideki çift başlı manzara için şu ifadeleri kullandı:
“Maalesef şu anda iki tane Cumhuriyet Halk Partisi görüntüsü var. Bir tarafta butlan kararıyla bizlerin polis zoruyla dışarıya atıldığı baba ocağımız ve orada oturanlar; bir tarafta burada Gazi’nin diğer büyük eserinin çatısı altında partisine ve ülkesine sahip çıkmaya çalışanlar. Bugün genel merkezdeki basın danışmanı bu partinin bir evladı değil. 1,5 yıldır TGRT’den maaş alan, yalanları köpürten birisi gelmiş partide basın danışmanı olmuş.”
Erdoğan’a TOMA Tepkisi: “Şoför Koltuğunda Sen Oturuyorsun”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz” yönündeki açıklamalarına da aynı sertlikle yanıt veren Özgür Özel, yargı eliyle darbe yapıldığını savundu:
“Erdoğan dün bir konuşma yapmış, ‘Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz’ diyor. Önümüze altı kere barikatlar çektiğin, dolunun altında o üstüne çıktığım TOMA var ya, sen o TOMA’nın şoför koltuğunda oturuyorsun! 21 Mayıs butlan darbesini yapan da, ardından polisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partiye sokan da sensin. Talimatı sen verdin. Biz 15 Temmuz gecesi darbeye karşı meclisi ilk açtıranlarız, o gün en büyük rakibimize darbe yapıldığında ‘olmaz’ demiştik. Siz ise milletin kararının karşısında olduğunuzu gösterdiniz.”
Delege İncelemesine Meydan Okudu: “Hesaplar Ortada!”
Dün sabah itibarıyla kurultay için imza toplamaya başladıklarını ve rekor hızla 600 imzayı aşıp bine doğru ilerlediklerini belirten Özel, delegelerin mali kayıtlarının istenmesine yönelik soruşturmaya meydan okudu:
“Rakam hızla bine doğru ilerlerken bir soruşturma haberi daha geliyor. Aklınca gözdağı verecek, korkutacak; ‘delegelerin ve yakınlarının hesaplarına bakacağım’ diyor. Bakın, elinizden geleni ardınıza koymayın. Cumhuriyet Halk Partisi’nin hiçbir delegesi kendi iradesini sizin o tek adaylı kongrelerinizde dağıttığınız kol saatlerine satmaz. Delegelerin de yakınlarının da bütün hesapları ortada. Bir selamımla bir imza yollayanlara helal olsun!”








