İsrail merkezli Haaretz gazetesinin haberine göre, Netanyahu hükümetinin aşırı sağcı ortağı Smotrich, Filistin hazinesine ait olan 14 milyar şekelin (yaklaşık 4.75 milyar dolar) ödenmediğini doğruladı. Söz konusu fonlar, Filistin yönetiminin bütçesinin can damarını oluşturuyor.
Ekonomik Abluka: Batı Şeria Zor Durumda
İsrail’in bu politikası, işgal altındaki Batı Şeria’da hayatı durma noktasına getirdi:
-
Gelirlerin %65’i Kesildi: Filistin yönetimi, kamu çalışanlarının maaşlarını ödemek için kullandığı bu vergi gelirlerine %65 oranında bağımlı durumda.
-
Maaşlar Ödenemiyor: İsrail’in 2019’dan bu yana yaptığı kesintiler ve son olarak fonları tamamen dondurması nedeniyle, Kasım 2021’den beri kamu çalışanlarına tam maaş ödemesi yapılamıyor.
-
Güvenlik Uyarısı: İsrail ordusu Merkez Bölge Komutanı, bu ekonomik baskının Batı Şeria’da güvenlik risklerini artırabileceği konusunda hükümeti uyardı. Ancak Smotrich, bu uyarılara rağmen uygulamayı sürdürmekte kararlı.
Paris Protokolü ve Kesinti Bahaneleri
İsrail’in vergi toplama yetkisi ve kesinti süreci şu temellere dayanıyor:
-
Paris Ekonomi Protokolü: 1994 tarihli anlaşma gereği İsrail, Filistin adına aylık yaklaşık 190 milyon dolar vergi toplayıp Filistin hazinesine aktarmakla yükümlü.
-
Kesinti Gerekçesi: İsrail yönetimi, Filistin’in mahkum ve eski mahkumlara sağladığı ödenekleri bahane ederek 2019’dan bu yana fonlarda kesintiye gidiyordu.
-
Zorunlu Kemer Sıkma: Yaklaşık üç yıldır süren mali kriz nedeniyle Filistin yönetimi, halkın yaşamını zorlaştıran yeni kemer sıkma önlemleri almak zorunda kaldı.
Stratejik Bir Baskı Aracı
Filistin’in dış ticareti neredeyse tamamen İsrail kontrolündeki kapılardan yapıldığı için Ramallah yönetimi ekonomik olarak tamamen Tel Aviv’e bağımlı kalmaya devam ediyor. Alıkonulan fon miktarının her ay artması, bölgedeki sosyal ve ekonomik patlama riskini her geçen gün körüklüyor.








