Çin Dışişleri Bakanlığı, Orta Doğu’da hızla tırmanan savaşın daha geniş bir bölgesel krize dönüşmesinden endişe duyduklarını belirterek diplomatik girişim başlatacaklarını duyurdu. Pekin yönetimi bu kapsamda bölgeye özel bir temsilci göndermeyi planladığını ve taraflarla doğrudan temas kurarak gerilimi düşürmeye çalışacağını bildirdi.
Çinli yetkililer, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgede askeri gerilimin hızla arttığını ve bunun küresel güvenlik ile enerji piyasaları açısından ciddi riskler yarattığını vurguladı. Pekin yönetimi, tüm taraflara ateşkes çağrısında bulunarak çatışmaların daha fazla yayılmaması gerektiğini ifade etti.
Orta Doğu’da tansiyon zirvede
Son haftalarda İran ile İsrail arasında karşılıklı saldırılar Orta Doğu’da tansiyonu ciddi şekilde yükseltti. İsrail’in İran’daki askeri ve stratejik hedeflere yönelik saldırılarıyla başlayan süreç, İran’ın balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla verdiği karşılıklarla daha da genişledi.
ABD’nin de İran’daki bazı askeri hedeflere yönelik operasyonlara destek verdiği iddiaları krizin uluslararası boyut kazanmasına yol açtı. Yaşanan gelişmeler sonrası Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde acil toplantılar yapılırken birçok ülke gerilimin düşürülmesi çağrısında bulundu.
Çin’in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Fu Cong, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ülkenin egemenliğini ihlal ettiğini belirterek taraflara “derhal ateşkes ve çatışmaları sona erdirme” çağrısı yaptı.
Savaş uzarsa küresel kriz büyüyebilir
Pekin yönetimi, Orta Doğu’daki istikrarsızlığın küresel güvenliği doğrudan etkilediğini ve savaşın uzaması halinde enerji piyasaları ile uluslararası ticaretin ciddi zarar görebileceğini ifade ediyor. Bu nedenle Çin yönetimi taraflarla diplomatik temas kurarak diyalog sürecini başlatmayı ve siyasi çözüm için uluslararası çabaları desteklemeyi hedefliyor.
Uzmanlara göre Çin son yıllarda küresel krizlerde kendisini “barış arabulucusu” olarak konumlandırmaya çalışıyor. Orta Doğu’daki diplomatik girişimler de bu stratejinin bir parçası olarak görülüyor. Ancak bazı analistler, Pekin’in İran ile yakın ilişkileri ve İsrail’e yönelik eleştirileri nedeniyle tüm taraflar tarafından tarafsız bir arabulucu olarak kabul edilmesinin zor olabileceğini belirtiyor.
Çin’in özel temsilci gönderme kararı, savaşın daha geniş bir bölgesel çatışmaya dönüşmesini engellemeye yönelik uluslararası diplomatik çabaların hız kazandığı bir dönemde geldi.








