Yunanistan merkezli Militaire tarafından yayımlanan analizde, Washington’ın İran’ın kapasitesini hafife aldığı ve bölgedeki gelişmelerin yeni bir güvenlik arayışını beraberinde getirdiği öne sürüldü.
“İran beklenenden güçlü çıktı”
Analizde, İran’ın mevcut krizde tahmin edilenden daha dirençli bir yapı sergilediği ve bunun Orta Doğu’daki güvenlik dengelerini değiştirdiği belirtildi.
ABD ve İsrail’in hamlelerinin ardından Körfez ülkelerinin kendi güvenlik mekanizmalarını oluşturma arayışına girdiği ifade edildi.
Bu kapsamda Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında şekillenen yeni güvenlik iş birliğine de dikkat çekildi.
Türkiye’nin savunma sanayisi vurgusu
Yunan basınındaki değerlendirmede Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişimi de öne çıkarıldı.
Ankara’nın yerli savunma sanayisini ve üretim kapasitesini artırdığı belirtilirken, Türkiye’nin özellikle güvenlik alanında yeni ortaklıklar kurabilecek önemli bir bölgesel aktör haline geldiği savunuldu.
Analizde, Suudi Arabistan gibi ekonomik gücü yüksek ancak güvenlik alanında dış desteğe ihtiyaç duyan ülkeler açısından Türkiye’nin daha önemli bir konuma gelebileceği ifade edildi.
“Tel Aviv ve Atina en büyük kaybeden olacak”
ABD’nin bölgedeki kritik jeopolitik sistemlerden çekilmesi ihtimalinin Türkiye’ye daha fazla hareket alanı sağlayacağı öne sürülen analizde, bu durumdan en fazla İsrail ve Yunanistan’ın etkilenebileceği iddia edildi.
Yunanistan açısından tablonun daha geniş kapsamlı bir güvenlik sorununa dönüşebileceği belirtilirken, Türkiye’nin olası Amerikan geri çekilmesini bir fırsat olarak değerlendirebileceği savunuldu.
Yunanistan’a sert eleştiri
Analizde ayrıca Yunanistan’ın Türkiye karşısında uzun vadeli bir strateji geliştiremediği öne sürüldü.
Atina’nın savunma sanayisi ve üretim kapasitesi konusunda Türkiye’nin gerisinde kaldığı savunulurken, ülkenin uzun yıllar turizm ve gayrimenkule ağırlık verdiği eleştirisi yapıldı.
Yunan basınındaki değerlendirmede, Türkiye’nin üretim ve savunma sanayisinde attığı adımların Ankara’nın bölgesel etkisini artırdığı görüşüne yer verildi.
Analiz, ABD’nin bölgedeki rolünün azalması halinde Orta Doğu’daki güç dengelerinin yeniden şekillenebileceği ve Türkiye’nin bu süreçte daha güçlü bir konum elde edebileceği değerlendirmesiyle son buldu.








