#

Ekonomi

“Türkiye Yüzyılı’nda vazgeçilmez hedefimiz”

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, sürekli yönetim krizleri yaşayan, içe kapanık, antidemokratik ve ithal reçetelerle derman bulmaya çalışan 90’lı yıllar Türkiye’sinin çoktan geride kaldığını belirterek, “Enflasyonda kalıcı düşüşün sağlanması, Türkiye Yüzyılı’nda vazgeçilmez hedefimiz olacaktır. Turizm sektörümüzün tanıtım ve çeşitlendirme faaliyetlerini daha da artıracağız, sezon süresinin uzamasına ve 12 ay boyunca turizm faaliyetlerinin sürmesine katkı sağlayacak çalışmaları destekleyeme devam edeceğiz. 2028 yılında 90 milyon turist ile 100 milyar dolar gelir elde etmeyi hedefliyoruz” dedi.

Bakan Nebati, bir otelde düzenlenen Mersin İş Dünyası Buluşması toplantısına katıldı. Toplantıya Nebati’nin yanı sıra Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan, Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı ile iş dünyasından birçok temsilci katıldı. Vali Pehlivan, genel başkanlar Aydın ve Asmalı’nın konuşmasının ardından kürsüye çıkan Bakan Nebati, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mersin’i, Türkiye Yüzyılı’na taşımak için kendilerine görev verdiğini ve Mersin’in yıldızını parlatmak için gece gündüz çalıştıklarını vurguladı. Nebati, “İnşallah önümüzdeki 5 yıl içinde Mersin’imize her alanda yeni başarılar kazandıracak, şehrimizin yeni rekorlarını beraberce kıracağız. Biliyorsunuz seçim sürecinde kimileri var ki, sürekli masal anlatmakla meşguller. Bakıyorsunuz bir gün çıkıp, hiç bakanlık yapmadığı halde ‘Ben Maliye Bakanıyken’ diye rahatça beyanat veriyor. Ertesi gün bakıyorsunuz bizim çoktan hallettiğimiz vergisel bazı konuları ileride çözeceğine dair vaatlerde bulunuyor. Yani bizim icraatlarımıza bir türlü yetişip, attığımız adımları dahi takip edemiyorlar. Art arda hayata geçirdiğimiz uygulamaları, sağladığımız sayısız kolaylık ve desteği zaten hiç bilmiyorlar. Akıllarına gelen her konuda, mevcut uygulamalardan habersiz bir şekilde, hiç ölçüp biçmeden boş vaatler sıralayıp duruyorlar. Ancak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bizler, boş laf değil, milletimize asırlık eser ve hizmetler kazandırıyoruz. Ülkemize son 21 yılda nasıl ki her alanda adeta çağ atlattıysak hem Mersin’imizi hem de ülkemizi Türkiye Yüzyılı’nda inşallah daha da şaha kaldıracağız. Bunun için doğru zamanda doğru adımlarla, yan yana yol alacağız” diye konuştu.


“Bütçe açığı sorununa bizler son verdik”

Kendilerinin somut rakamlarla, gerçek sonuçlardan bahsettiğini vurgulayan Nebati, “Geçmişten bu yana ülkemizin kronik hale gelen bütçe açığı sorununa AK Parti hükümetlerimiz döneminde bizler son verdik. Kamu borç stokunu önemli ölçüde azaltırken, sosyal güvenlik sisteminde önemli reformları hayata geçirdik ve mali sürdürülebilirliği tesis ettik. Yaptığımız düzenlemelerle, bankacılık sektörünün finansman sağlama işlevini sağlıklı bir şekilde yerine getirmesine imkân tanırken; sermaye yapısını güçlendirdik ve aktif kalitesini de iyileştirdik. 90’lı yıllarda, bir türlü dikiş tutturamayan koalisyon hükümetlerinin uyguladığı hatalı ve istikrarsız politikalar, ekonomimizde ve ülkemizdeki güven ortamında büyük bir tahribata sebep olmuştu. Uyguladığımız sağduyulu ve kararlı politikalarla bu hasarı ortadan kaldırdık, ekonomiye yönelik beklentileri ve güveni iyileştirerek faizlerde önemli bir düşüş sağladık. Bu sayede, 90’lı yıllarda faize giden milletin kazancını eğitimden sağlığa, altyapıdan enerjiye, sosyal güvenlikten sosyal yardımlara, tarımdan sanayiye kadar geniş bir yelpazede yine bu millet için harcadık. Bu gelişmelerin bir yansıması olarak ülkemizi kişi başına gelir bakımından dünyada üst-orta gelir grubuna yükseltmeyi başardık” ifadelerini kullandı.

“Türkiye ekonomisi, şoklara karşı önemli ölçüde dayanıklılık kazandı”

Türkiye ekonomisinin şoklara karşı önemli ölçüde dayanıklılık kazandığının altını çizen Nebati, Elde ettiğimiz tüm bu stratejik kazanımlar sanki hiç yokmuş gibi davranmak ya tamamen bilgisizliktir ya da açık bir kötü niyet göstergesidir. Unutulmamalıdır ki büyük emeklerle kaydettiğimiz bu kazanımlar, ekonomimizin yapısal kırılganlıklarıyla mücadele edebilmemiz için bize önemli bir temel sağlamıştır. Yaşadıklarımız bize açık ve net bir şekilde göstermiştir ki tek başına faizi odağına alan para politikaları, ülkemizin yapısal sorunlarımıza çözüm üretememiştir. Tam aksine yüksek faiz ortamında yaşanan kısa vadeli sermaye girişleri, yapısal sorunların daha da derinleşmesine yol açmıştır. Bu nedenle, ülkemizin iç dinamiklerini dikkate alarak yeni bir yol haritası çizmemiz, yeni bir politika seti belirlememiz elzem hale gelmişti. Özellikle son yıllarda küresel salgın ve jeopolitik sorunlar başta olmak üzere üst üste gelen çoklu küresel krizler, tüm dünyada hızlı ve kökten bir değişim ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bölgeselleşme, kendi kendine yetebilme gibi kavramların ön plana çıktığı bu yeni dönemde gelişmiş ekonomiler tarafından ‘tek doğru’ gibi lanse edilen, ezbere uygulanan konvansiyonel yöntem ve reçetelerin gelişmekte olan ekonomiler için yetersiz kaldığı açıktır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile elde ettiğimiz hızlı karar alma ve harekete geçebilme kabiliyetimiz sayesinde, Türkiye Ekonomi Modeli’ni 2021 yılı sonunda devreye aldık. Türkiye Ekonomi Modeli çerçevesinde uyguladığımız politikaların başarısı, sadece büyümede değil, istihdamda, ihracatta ve turizmde de Cumhuriyet tarihimizin en iyi sonuçlarını elde etmemizle birlikte tescillenmiş durumdadır” şeklinde konuştu.

“Türkiye, 2022 yılında yüzde 5,6 ile dünyada en hızlı büyüme performansı sergileyen ülkelerden biri olmuştur”

Türkiye’nin 2022 yılında yüzde 5,6 ile dünyada en hızlı büyüme performansı sergileyen ülkelerden biri olduğuna dikkat çeken Nebati, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Makine teçhizat yatırımları 13 çeyrektir büyümeye devam ederken, üretim kapasitemiz artışını sürdürmektedir. Ekonomik aktivitedeki iyileşmeye işgücü piyasası da eşlik etmiştir. İstihdam, salgının en şiddetli dönemine kıyasla yaklaşık 6,5 milyon kişi artarak 2023 yılı Şubat ayı itibarıyla toplam 31,5 milyon kişiye ulaşmıştır. Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan sorunları da avantaja çevirmeyi başaran ülkemiz, ihracatını 255 milyar doların üzerine yükseltirken, küresel ihracattaki payımız da artmıştır. Diğer birçok ülke, turizmde halen salgın kaynaklı yaralarını sarma aşamasındayken, biz 2022 yılında 51,4 milyon ziyaretçi ve 46,3 milyar dolar turizm geliri ile rekor kırdık. Üstelik tüm bu başarılar, küresel ekonominin oldukça zorlu bir süreçten geçtiği bir dönemde elde edilmiştir. Bilinmelidir ki bu zor dönemde kaydetmeyi başardığımız tüm bu somut başarı ve kazanımlar, bugüne değin salt siyasi veya iktisadi çıkar kaygılarıyla karamsar tablolar çizmek dışında hiçbir şey yapmayanları nasıl ki hep boşa çıkarttıysa, bundan sonra da asla farklı olmayacaktır.”


“90’lı yıllar Türkiye’si çoktan geride kalmıştır”

Sürekli yönetim krizleri yaşayan, içe kapanık, antidemokratik ve ithal reçetelerle derman bulmaya çalışan 90’lı yıllar Türkiye’sinin çoktan geride kaldığına vurgu yapan Nebati, “Bugünün Türkiye’si, stratejik devlet aklını, tecrübesini ve güçlü millet iradesini arkasına alan Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, bölgesel ve küresel dengeleri değiştirebilen bir oyun kurucu konumundadır. Bugünün Türkiye’si, yarına inançla ilerleyen, Türkiye yüzyılını inşa etmeye, yarına yön vermeye kararlı insanların ülkesidir. Türkiye yüzyılında da siyasi ve ekonomik istikrarla birlikte güven içinde kapsayıcı, dengeli, sürdürülebilir ve güçlü büyümeye devam edeceğiz. Yatırımların hizmetler ve inşaattan ziyade yüksek katma değer ve teknoloji odaklı sanayi sektörleri ile turizm gibi üretken alanlara yönelmesini desteklemeye devam edecek, Kredi Garanti Fonu çerçevesindeki selektif kredi yaklaşımımızı güçlendireceğiz. Kapsayıcı ve dengeli büyümeden halkımızın tüm kesimlerinin yararlanabilmesi için sosyal refahı esas alan, istihdam dostu politikalar önceliğimiz olmaya devam edecektir. Son dönemde tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşan istihdam piyasamızda daha fazla ve daha nitelikli iş imkanları oluşturacağız” dedi.

“Enflasyonda kalıcı düşüşün sağlanması, Türkiye Yüzyılı’nda vazgeçilmez hedefimiz olacaktır”

İşgücü piyasasının yeşil ekonomi, döngüsel ve dijital ekonomi ile iklim değişikliği sebeple dönüşümlere hızla adapte olmasını sağlayacaklarını kaydeden Nebati, “Ortaya çıkan beceri ihtiyaçlarını karşılayarak yeni istihdam fırsatları oluşturacağız. Kadınların ve gençlerin işgücüne katılımında gelişmiş ülkeler seviyesini önce yakalayıp sonra da aşarak büyüme potansiyelimizi istikrarlı bir şekilde artıracağız. Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Eylem Planı’nı kararlılıkla uygulayarak kayıt dışılıkla mücadelemizi güçlendireceğiz. Halkımızın refahının artması, sosyal adalet ve gelir dağılımının iyileşmesi için enflasyonda kalıcı düşüşün sağlanması, Türkiye Yüzyılı’nda vazgeçilmez hedefimiz olacaktır. Fiyat istikrarını temin ederek kaynakların verimli alanlarda kullanılmasını, sürdürülebilir büyümeyi ve ekonomik refahı destekleyeceğiz.
Bu çerçevede finansal istikrarı güçlendiren, Türk lirasına güveni artıran politikalar uygulayacağız. Ayrıca gıda arz güvenliğinin temini ve tarımsal maliyetlerin düşürülmesi için Fiyat İstikrarı Komitesi, Gıda Komitesi ve Finansal İstikrar Komitesi gibi komitelerimizdeki çalışmalarımızı tam koordinasyon içerisinde sürdüreceğiz. Bu çerçevede para, maliye ve makro-ihtiyati politikalar arasındaki eşgüdümü daha da kuvvetlendireceğiz” diye konuştu.
Döviz rezervlerini daha da güçlendirmek için tamamen faiz politikasına bağımlı bir anlayış yerine diğer tüm makroekonomik dengeleri, küresel konjonktürü ve ilgili politikaları dikkate alan bir politika çerçevesi uygulayacaklarını belirten Nebati, “Yenilikçi enstrümanlarla sermaye piyasalarının gelişmesini ve derinleşmesini sağlayacağız. Yeşil tahvil ve sukuk ihraçlarını teşvik ederek sürdürülebilir finans ekosisteminin geliştirilmesi doğrultusunda yurtdışı finansman imkânlarından daha fazla pay alınmasına yönelik girişimlerde bulunacağız. Sosyal ve çevresel etkilerin yanı sıra finansal getirileri de dikkate alan yatırımları geliştirecek destek mekanizmalarını hayata geçireceğiz. Bu sayede, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlayacak, sosyal ve çevresel yatırımlar ile projeleri destekleyeceğiz. Girişimcilik ve fintek ekosistemini geliştirecek yeni finansman mekanizmalarını ve projeleri devreye alacağız. Hızla değişen ve gelişen yeni ekonomik unsurların, yenilikçi üretim faktörlerinin ve finansal enstrümanların vergi sisteminde kavranmasına yönelik tasarımlar yapacağız” ifadelerini kullandı.

“2028 yılında 90 milyon turist ile 100 milyar dolar gelir elde etmeyi hedefliyoruz”

Bağımsız politikaların uygulanabilmesi için cari açığı yapısal bir mesele olmaktan çıkaracak ve bu sorunu kalıcı bir şekilde geride bırakacaklarını ifade eden Nebati, “İstikrarlı bir şekilde cari fazla vererek ülkemizin kendi kendine yeten bir Türkiye olmasını hedefliyoruz. Korumacılığın artıp ticaret savaşlarının yoğunlaştığı, tedarik zincirlerinin kırıldığı ve ekonomik ilişkilerin yeniden şekillendiği yeni düzende, tam bağımsız bir Türkiye için rekabet gücü ve katma değeri yüksek üretimi merkezine alan politikalarımıza hız vereceğiz. Yerli ve milli, yenilikçi ve yeşil üretim ekonomisi anlayışıyla, Türkiye’yi en büyük küresel sanayi ve ticaret merkezlerinden biri haline getireceğiz. Mal ve hizmet ihracatımızı nitelik ve nicelik bakımından artırarak yüksek katma değerli ihracat artışı sağlayacağız. Cari açığı düşürerek döviz talebinin ithalat fiyatları üzerindeki baskısını azaltacağız. Ülkemizin küresel değer zincirindeki konumunu güçlendirecek, ihracatta bölgesel bağımlılığı azaltarak ürün ve pazar çeşitlendirmesini destekleyeceğiz. Öngörülebilirliği artırarak yatırımcı dostu politikalarla doğrudan uluslararası yatırımı artıracak, iş ve yatırım ortamını daha da iyileştireceğiz. KOBİ’lerin üretkenlik odaklı büyümelerini sağlamak amacıyla finansmana erişimi kolaylaştıracağız. Bu işletmelerimizin kurumsallaşmaları ve küreselleşmelerine yönelik yeni mekanizmalar geliştireceğiz. Turizm sektörümüzün tanıtım ve çeşitlendirme faaliyetlerini daha da artıracağız, sezon süresinin uzamasına ve 12 ay boyunca turizm faaliyetlerinin sürmesine katkı sağlayacak çalışmaları destekleyeme devam edeceğiz. 2028 yılında 90 milyon turist ile 100 milyar dolar gelir elde etmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

“Dijital Vergi Dairesini hayata geçireceğiz”

Sürdürülebilirliği odağına alan, yeşil ve dijital dönüşümü destekleyen politika çerçevesini geliştirip güçlendireceklerini vurgulayan Nebati, sözlerine şöyle devam etti:
“Enerji verimliliği uygulamalarını, yenilenebilir enerji yatırımlarını, hidrojen enerjisi gibi temiz enerji üretimini ve kullanımını daha fazla teşvik edeceğiz. Böylece enerjide dışa bağımlılığımıza giderek son vereceğiz. Düşük karbona dayalı bir büyüme sürecine katkı sağlayacak olan emisyon ticaret sistemini ivedilikle devreye alacağız. Yapay zeka uygulamaları entegre edilmiş Dijital Vergi Dairesini hayata geçireceğiz. Küresel dijital devrim ekonomisinde yer alarak, sadece çağı yakalamaya çalışan değil, öncülük yapan ve çağa yön veren bir Türkiye olduğumuzu bir kez daha gözler önüne sereceğiz. Tüm bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için ekonomi politikası araçlarını bütüncül bir yaklaşım içinde uygulamayı sürdüreceğiz.”

“Çukurova Havalimanına ilk uçağı bu hafta indireceğiz”

ilgili müjdeler de veren Bakan Nebati, “Çukurova Havalimanı’na ilk uçağı Allah’ın izniyle bu hafta indireceğiz. Ayrıca, 11,7 kilometrelik havalimanı bağlantı yolunu da tamamladık. Yakın zamanda onu da hizmete alacağız. Çok kısa bir sürede Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu’nun temel atma törenini gerçekleştireceğiz. Silifke ilçemizin çıkışında bulunan Limankale tünelinin çalışmaları tamamlandı. Yakın zamanda devreye alacağız. Nükleer Enerji Santrali Kavşağında 420 metre viyadük ve 1,6 kilometrelik bağlantı yolu ile üst geçidini tamamladık. İnşallah onları da en kısa zamanda devreye alıyoruz. Akdeniz Sahil Yolu Aydıncık Gözce arasında 3 tünel, 1 viyadük olmak üzere toplam 5,6 kilometrelik yol da açılışa hazır durumdadır. Toroslar ilçemizde bulunan mezarlık mevkiindeki farklı seviyeli kavşaklardan ilkini tamamlamıştık. En yakın zamanda ikincisinin çalışmalarına başlıyoruz. Bizler, Mersin’de 2003-2023 yılları arasında tam 13 baraj, 10 gölet, 50 sulama tesisi ve 75 taşkın koruma tesisi olmak üzere toplamda 166 tesisi hizmete aldık. Gerçekleştirdiğimiz ve gerçekleştirmeye devam ettiğimiz bu yatırımlarla ilimizde tarımın, ticaretin, turizmin, ulaşımın ve daha birçok alanın gelişmesine katkıda bulunmaya devam ediyoruz. İnanıyorum ki şehrimizin kalkınması yolunda beraberce çalışarak çok verimli ve hayırlı sonuçları birlikte alacağız” dedi.
Açılış konuşmalarının ardından toplantının ikinci kısmı basına kapalı olarak gerçekleştirildi.