Yurt dışı seyahatleri soruşturma dosyasına girdi
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu, CİMER üzerinden yapılan ihbarın ardından soruşturma başlattı. İhbarda, bir şebekenin kadınları para karşılığında yumurtalarını vermeleri için yurt dışına yönlendirdiği öne sürüldü.
Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Arnavutluk ve Gürcistan bağlantılı olduğu iddia edilen şebekenin, genç kadınlardan aldığı üreme hücrelerini tüp bebek tedavisi isteyen çiftlere sattığı ileri sürüldü. Örgüt lideri olduğu iddia edilen Hacer T.’nin boşanma aşamasındaki eşinin ihbarının da soruşturmanın başlatılmasında etkili olduğu belirtildi.
Dosyadaki bilgilere göre Merve Ş. adlı şüpheli, 2023-2026 yılları arasında ağırlıklı olarak KKTC’ye, bir kez de Arnavutluk’a olmak üzere toplam 30 farklı tarihte yurt dışına seyahat etti. Soruşturma kapsamında bu seyahatlerin, donör temini ve yurt dışındaki tüp bebek merkezlerinde üreme hücresi elde edilmesi iddialarıyla bağlantılı olabileceği değerlendirildi.
Yaklaşık 20 günlük aralıklarla tekrarlanan seyahatler de dosyada yer aldı. Ancak seyahat kayıtları tek başına donörlük faaliyetlerinin gerçekleştiğini kanıtlamıyor.
Hacer T. etkin pişmanlıktan yararlanmak istedi
Soruşturmanın şüphelilerinden, 31 yaşında ve iki çocuk annesi olduğu belirtilen Hacer T.’nin ifadesi de dosyaya girdi. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirten Hacer T., donörlüğe Emine Ç.’nin yönlendirmesiyle başladığını öne sürdü.
KKTC, Gürcistan ve Arnavutluk’a donörlük amacıyla gittiğini söyleyen Hacer T., Kıbrıs’taki işlemler karşılığında 15-20 bin lira aldığını iddia etti.
Hacer T. ifadesinde, “Genelde aynı gün İstanbul’a dönerdim. Bu işlemlerde uçak bileti ve transfer işlemlerini klinik karşılardı. Ben bu işlemlerden Emine Ç.’den 15-20 bin lira kazanıyordum. Hakkımın yendiğini düşünüp bir daha Emine Ç. ile çalışmadım” dedi.
Şüpheli, örgüt kurma ve üyelik suçlamalarını reddetti. Dosyada, belirli bir kadının işlemlerini takip etme karşılığında 100-150 euro aldığını söylediği bir anlatımının yanı sıra ücret almadığını belirttiği başka bir ifadesinin de bulunduğu aktarıldı.
Yeni donör adaylarına ulaşmak için daha önce donörlük yapan kadınların arkadaş çevresinden yararlanıldığını anlatan Hacer T., kendisini yeni bir adayla tanıştıran kişiye 100 euro verdiğini de öne sürdü.

Mesajlarda yumurta sayısı üzerinden ücret pazarlığı
Soruşturma dosyasına giren mesajlarda, Hacer T.’nin “90 m2 çıkaran kızım var benim. Herkes hakkı neyse onu alıyor” ifadesini kullandığı görüldü.
Aynı mesajlaşmalarda 58 m2 için 1.400 euro, 50 m2 için ise 1.250 euro ödeme yapıldığına ilişkin ifadelerin yer aldığı belirtildi. Hacer T.’nin, daha yüksek ücret talep eden bir donöre diğer kadınların elde ettiği hücre sayılarını ve aldıkları ücretleri örnek göstererek yanıt verdiği öne sürüldü.
Mesajlardaki “m2” ne anlama geliyor?
Dosyada yer alan bilgilere göre “m2” ifadesi, yumurtaların olgunluk aşamasına ilişkin sayım için kullanılıyor. Tıbbi terminolojide MII, olgunlaşmış oosit aşamasını ifade ediyor.
Hacer T.’nin başka bir mesajında 77 yumurta, toplanan 42 oosit ve henüz belli olmayan MII sayısından ayrı ayrı söz ettiği belirtildi. Bu ifadeler, söz konusu sayıların aynı ölçümü ifade etmediğine işaret ediyor.
MASAK kayıtları ve 53 şüpheli
Dosyada yer alan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) kayıtlarına göre Hacer T. ile Merve Ş. arasında karşılıklı para transferleri gerçekleşti.
Toplam 53 şüphelinin bulunduğu soruşturmada, donörlerin de şüpheli olarak yer aldığı belirtildi. Bazı kadınların üreme hücreleri karşılığında ücret almanın yanı sıra yeni adaylar bulup komisyon talep ettiği de iddialar arasında yer aldı.
Genetik kardeşlik ve sağlık riskleri gündeme geldi
Aynı donörün yumurtalarının farklı kişiler tarafından kullanılması durumunda, bu yumurtalardan dünyaya gelen çocuklar genetik açıdan anne bir kardeş olabilir. Donör bilgilerinin ve işlem kayıtlarının farklı ülkelerdeki merkezler arasında izlenememesi, kişilerin genetik yakınlıklarını bilmeden ileride ilişki kurması veya evlenmesi riskini doğurabilir.
Soruşturma dosyasında gerçekleşmiş bir kardeş evliliğine veya bu yöntemle dünyaya gelen çocukların toplam sayısına ilişkin bir bilgi bulunmuyor. Genetik köken bilgilerinin eksikliği, aile sağlık geçmişine ulaşılmasını da zorlaştırabilir.
Yumurta toplama işlemleri ise ilaçla yumurtalıkların uyarılmasını ve tıbbi müdahaleyi içeriyor. Bu süreçte aşırı uyarılma sendromu, kanama, enfeksiyon ve yumurtalığın dönmesi gibi komplikasyonlar ortaya çıkabiliyor. Dosyada yer alan bilgilerde, herhangi bir donöre konulmuş özel bir komplikasyon tanısı açıklanmadı.
Amerikan Üreme Tıbbı Derneği (ASRM), donör başına toplam altı uyarım ve yumurta toplama döngüsüyle sınırlama öneriyor. Bu öneri, yıllık altı işlem anlamına gelmiyor; tekrarlanan işlemlerin biriken risklerini azaltmayı amaçlıyor. Donörlerin uzun dönem sağlık takibine ilişkin verilerin ise sınırlı olduğu belirtiliyor.








