İklim eylem planları uygulamaya geçirilmeli
TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Bursa Şubesi, sel ve su baskınlarından etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek zarar gören yaşam alanları, iş yerleri ve geçim kaynakları için mağduriyetlerin giderilmesini istedi.
Açıklamada, kentlerin aşırı hava olaylarına karşı hazırlanmasının ertelenemez bir sorumluluk olduğu vurgulandı. Afet sonrasında müdahalenin yanı sıra riskleri önceden azaltacak planlama kararlarının ve yatırımların da hayata geçirilmesi gerektiği belirtildi.
İklim değişikliğine uyum sürecinde yağış düzenindeki değişimlerin dikkate alınması gerektiğine işaret edilen açıklamada, her aşırı hava olayının iklim değişikliğiyle ilişkisinin ise bilimsel olarak ayrıca değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Betonlaşma ve dere yataklarındaki yapılaşmaya dikkat çekildi
Kentlerde toprağın beton ve asfaltla kaplanması, dere yataklarının yapılaşmaya açılması, doğal su akışının kesilmesi ve altyapı yetersizliklerinin yağışların afete dönüşme riskini artırabileceği kaydedildi.
Suyun yalnızca kentlerden hızla uzaklaştırılması gereken bir unsur olarak görülmesinin yeterli olmadığı belirtilen açıklamada, suyun toprağa ulaşabileceği, tutulabileceği ve güvenli biçimde yönlendirilebileceği alanların oluşturulması gerektiği vurgulandı.
Dere ıslahı çalışmalarının havza bütününde ele alınması gerektiğine dikkat çekilerek doğal dere koridorlarının, kıyı bitki örtüsünün ve taşkın alanlarının korunması istendi. Akışı hızlandıran müdahalelerin dere yataklarının aşağı kesimlerinde oluşturabileceği risklerin de değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Yerel yönetimlere dört maddelik çağrı
TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Bursa Şubesi, yerel yönetimleri ve ilgili kurumları iklim krizine uyum ve taşkın riskini azaltma konusunda somut adımlar atmaya çağırdı.
Açıklamada öne çıkan talepler şöyle sıralandı:
- İklim eylem planları somutlaştırılmalı: Eylemlerin bütçeleri, sorumlu kurumları, uygulama takvimleri ve ölçülebilir hedefleri belirlenmeli. İlerleme ve sonuçlar düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılmalı.
- Dere koridorları ve taşkın alanları korunmalı: Taşkın riskini artıran arazi kullanımı ve yapılaşma kararları gözden geçirilmeli; açık ve yeşil alanlar korunmalı.
- Yağmur suyu altyapısı güçlendirilmeli: Güncel yağış verileri ve geleceğe yönelik iklim öngörüleri dikkate alınmalı. Altyapının bakım ve temizliği düzenli yapılırken erken uyarı ve afet hazırlık çalışmaları geliştirilmelidir.
- Doğa tabanlı çözümler yaygınlaştırılmalı: Yağmur bahçeleri, geçirgen yüzeyler, bitkilendirilmiş su tutma alanları, yağmur suyu depolama sistemleri ve ekolojik açıdan iyileştirilmiş dere koridorları yatırım programlarına alınmalı.
Peyzaj mimarlığının afet risklerini azaltmadaki rolü vurgulandı
Açıklamada, peyzaj mimarlığının toprak, su, bitki örtüsü ve açık alanları bir bütün olarak ele alan yaklaşımıyla iklim değişikliğine uyum ve afet risklerinin azaltılmasında önemli bir yere sahip olduğu belirtildi.
Su yönetimi, ekolojik onarım ve açık-yeşil alan sistemlerinin planlanması, uygulanması ve denetlenmesi süreçlerinde peyzaj mimarlarının ilgili meslek disiplinleriyle birlikte etkin biçimde yer alması gerektiği ifade edildi.
Şube Başkanı Zehra Çakır imzasıyla yayımlanan açıklama, can ve mal güvenliğini koruyan, suya alan açan ve doğayla uyumlu kentler oluşturulması çağrısıyla sona erdi. Açıklamada, afetlerin ardından aynı sorunların yeniden gündeme gelmesi yerine bilimsel bilgiye dayalı çözümlerin bütçe, takvim ve kurumsal sorumlulukla hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.








