Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, İzmir programının ikinci gününde partisinin il başkanlığında basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ekonomik gelişmelerden Orta Doğu’daki gelişmelere, okullardaki şiddetten belediyelere ve seçim ittifaklarına kadar birçok konuda açıklama yapan Özdağ, özellikle fon tartışması ve Hakan Fidan’ın Husi açıklamaları üzerinden hükümete yönelik eleştiriler yöneltti.
Ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, son dönemde gündeme gelen fon soruşturmasına dikkat çekti. Fonlardaki manipülasyon iddiaları nedeniyle çok sayıda küçük yatırımcının mağdur olduğunu savunan Özdağ, devletin görevinin zararın yükünü vergi mükelleflerine dağıtmak değil, kaybolduğu öne sürülen paranın bulunarak mağdurlara iade edilmesini sağlamak olduğunu söyledi.
Özdağ, ekonomik sorunların toplumsal sonuçlarına da dikkat çekerek Türkiye’nin ciddi bir ekonomik ve sosyal buhran yaşadığını savundu. Fon tartışmasının yalnızca ekonomik sonuçlarının olmayacağını ileri süren Özdağ, sürecin önümüzdeki seçimler üzerinde de etkili olabileceğini öne sürdü.
Hakan Fidan’a Husi tepkisi
Özdağ’ın açıklamalarında dış politika da önemli yer tuttu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Husilere yönelik açıklamalarını eleştiren Özdağ, Türkiye’nin Yemen’deki gelişmeler nedeniyle yeni bir çatışmanın içerisine çekilmemesi gerektiğini savundu.
Fidan’ın Husilere yönelik sert açıklamalarını eleştiren Özdağ, Türkiye’nin Orta Doğu politikasının barış ve istikrarı esas alması gerektiğini söyledi. Özdağ, “İsrail’in düşmanları sizin de mi düşmanınız oluyor?” diyerek hükümete bu politikanın gerekçesini açıklama çağrısında bulundu.
Özdağ ayrıca Türkiye’nin Yemen’e askeri müdahalede bulunmasının yaratabileceği sonuçlara dikkat çekerek, böyle bir adımın Türkiye’nin İran ve bölge ülkeleriyle ilişkilerine etkisinin de değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında da konuşan Özdağ, İsrail halkının seçimlerde barış yanlısı siyasetçileri tercih etmesi gerektiğini savundu. Türkiye’nin ise Orta Doğu’da ekonomik iş birliklerini ve bölgesel istikrarı destekleyen bir politika izlemesi gerektiğini söyledi.
“Birleşeceksek Atatürk’te birleşelim”
Özdağ, yaklaşan seçimlerde olası ittifaklara ilişkin soruya da yanıt verdi. Seçim tarihinin henüz net olmadığını belirten Özdağ, seçim yasasında yapılabilecek değişikliklerin siyasi ittifakları da etkileyebileceğini söyledi.
Zafer Partisi’nin ittifak konusunda siyasi partilerin büyüklüğüne bakmadığını ifade eden Özdağ, Cumhuriyet’in kuruluş ilkelerini savunan partilerin bir araya gelmesi gerektiğini belirterek, “Birleşeceksek Atatürk’te birleşelim” dedi.
Özdağ, bu yaklaşımı paylaşan siyasi partilere kapılarının açık olduğunu ifade ederken, bazı partilerle istişare halinde olduklarını da açıkladı.
Belediye başkanlarının AK Parti’ye geçişlerini eleştirdi
Son dönemde bazı belediye başkanlarının AK Parti’ye geçmesine de değinen Özdağ, bu geçişlerin siyasi baskı altında gerçekleştiğini savundu.
Muhalefet partilerine mensup yerel yöneticilerin hukuki ve siyasi baskılarla karşı karşıya bırakıldığını öne süren Özdağ, parti değiştiren belediye başkanları için sert ifadeler kullandı.
Özdağ, “Düşman ceza hukuku ve ağır siyasi baskılardan kaçmak zorunda hisseden belediye başkanları siyasi parti değiştiriyorlar” diyerek, bu durumun Türkiye’de hukuk devleti ve demokrasi açısından sorun oluşturduğunu ileri sürdü.
Okullardaki şiddet için “sadece güvenlik görevlisi yeterli değil” dedi
Özdağ, okullarda yaşanan şiddet olaylarının yalnızca eğitim sistemi üzerinden değerlendirilemeyeceğini söyledi.
1990’lı yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı için liselerde şiddet araştırması yapan bir akademisyen olduğunu belirten Özdağ; aile yapısı, ekonomik sorunlar, sokaklardaki çeteleşme ve televizyon dizilerindeki şiddet unsurlarının gençler üzerindeki etkilerinin birlikte ele alınması gerektiğini savundu.
Okullara güvenlik görevlisi yerleştirilmesinin tek başına yeterli olmayacağını belirten Özdağ, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında erken uyarı ve ihbar sistemi kurulmasını önerdi.
Vatandaşlık açıklaması: “Hepsini iptal edeceğiz”
Özdağ, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verilen yabancılar konusunda da partisinin politikalarını anlattı. Özellikle emlak satışı üzerinden usulsüzlük yapıldığı iddialarına değinen Özdağ, hukuka aykırı şekilde vatandaşlık verilen kişilerin vatandaşlıklarının iptal edilmesi gerektiğini savundu.
Türkiye’deki Suriyeli nüfusa ilişkin çeşitli rakamlar paylaşan Özdağ, geçmiş yıllarda vatandaşlık verilen yabancıların seçimlerde oy kullandığı yönündeki iddiasını da yineledi.
Özdağ ayrıca Türkiye’deki Suriyeli öğrencilerin sayısına ilişkin resmi verilere atıfta bulunarak, mevcut nüfusun açıklanan rakamlardan daha yüksek olduğunu düşündüğünü söyledi.
Zafer Partisi’nin iktidara gelmesi halinde vatandaşlık süreçlerini yeniden inceleyeceklerini belirten Özdağ, hukuka aykırı biçimde verilen vatandaşlıkların iptal edileceğini ifade etti.
İzmir’deki temaslarının ikinci gününde basın mensuplarıyla bir araya gelen Özdağ, açıklamalarının ardından İzmir Kitap Fuarı’nda vatandaşlarla buluştu.








