“Türkiye saldırı konusunda uyarılmadı”
Reuters’a konuşan Tom Barrack, İsrail’in Suriye’deki hava üssüne yönelik saldırısı öncesinde Türkiye’nin bilgilendirilmediğini söyledi.
Barrack, Türkiye’nin İsrail’e ait bir uçağın kuzeye, Türk hava sahasına doğru ilerlediğini gözlemlediğini ve bu nedenle olası bir savunma yanıtına hazırlanabilecek durumda olduğunu belirtti.
ABD’li elçi, “Neyse ki, sakin kafalar durumun daha da kötüleşmesini engelleyebildi” ifadelerini kullandı.
ABD devreye girdi
Barrack, İsrail, Türkiye ve Suriye arasında gelecekte benzer olayların yaşanmasını önlemek için doğrudan iletişim kanalları oluşturulması gerektiğini söyledi.
ABD’li yetkili, üç ülkeyi kapsayan bir “çatışmayı önleme” mekanizmasına ihtiyaç olduğunu belirterek bu konuda çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
Yeni mekanizmanın temel amacının yanlış anlaşılmaları önlemek, taraflar arasında bilgi paylaşımını artırmak ve olası askeri gerilimlerin kontrolden çıkmasını engellemek olduğu belirtildi.
İsrail, Suriye’deki hava üssünü vurdu
İsrail’in Ebu el-Duhur Hava Üssü’ne yönelik saldırısında pist ve depolama tesislerinin hedef alındığı bildirildi.
Suriye devlet televizyonu, üsse 8 hava saldırısı düzenlendiğini duyurdu. İlk belirlemelere göre saldırıda can kaybı yaşanmadı.
İsrail ordusu ise saldırıyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.
Türkiye, İsrail’in saldırısını kınayarak bunun Suriye’nin egemenliğinin ihlali olduğunu ve bölgesel istikrarı tehdit ettiğini bildirdi.
Türkiye-Suriye yakınlaşması İsrail’i de ilgilendiriyor
Türkiye’nin Suriye’deki askeri ve siyasi etkisinin artması, İsrail açısından da yakından takip edilen gelişmeler arasında bulunuyor.
Ankara, Suriye’deki yeni yönetimin önemli destekçileri arasında yer alırken, Suriye ordusunun eğitimi ve ülkenin askeri ve kurumsal kapasitesinin yeniden inşasına yönelik destek sağlıyor.
Bu gelişmelerin Türkiye ile İsrail arasındaki Suriye merkezli görüş ayrılıklarını daha görünür hale getirdiği değerlendiriliyor.
“Askeri güçten çok daha ucuz”
Barrack, ABD’nin taraflar arasında bilgi paylaşımını ve diyaloğu kolaylaştırdığını belirtti.
İletişim kanallarının güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken ABD’li elçi, askeri güce dayalı müdahaleleri “kinetik iletişim araçları” olarak tanımladı.
Barrack, taraflar arasında kurulacak doğrudan iletişim mekanizmalarına yatırım yapmanın askeri müdahalelere kıyasla çok daha düşük maliyetli olduğunu vurguladı.
ABD’nin girişimi, İsrail’in Suriye’deki operasyonlarının Türkiye ile doğrudan karşı karşıya gelme riskini artırdığı bir dönemde Washington’ın gerilimi kontrol altında tutmaya çalıştığı şeklinde değerlendiriliyor.








