Ucuz İHA’larla Pahalı Savunma Sistemlerini Bitirme Planı
İran ve müttefiki Hizbullah, askeri literatüre “ekonomik yıpratma” olarak geçecek bir taktik izliyor. Stratejinin ilk aşamasında, doğrudan isabet yerine Demir Kubbe ve Patriot gibi yüksek maliyetli savunma sistemlerini meşgul etmek hedefleniyor.
Binlerce dolarlık ucuz kamikaze İHA’lar ve roketler, milyon dolarlık savunma füzeleriyle karşılanmak zorunda bırakılıyor. Bu durum hem İsrail hem de ABD envanterindeki mühimmatın hızla tükenmesine ve devasa bir maliyet baskısına yol açıyor.
İkinci Aşama: Zayıflayan Savunma Hattına Misket Bombası Yağmuru
Savunma sistemlerinin doygunluğa ulaştığı ve mühimmat stoklarının azaldığı anlarda İran, stratejisinin ikinci aşamasına geçiyor. Şifreli mesajlarla koordine edilen saldırılarda, geniş alanları tarayan misket bombaları ve balistik füzeler devreye giriyor.
Zayıflayan hava savunma hattını aşan bu saldırılar, Körfez bölgesindeki 13 ABD üssünde ve İsrail şehirlerinde ciddi hasara yol açtı. Özellikle radarlar, hava araçları ve askeri lojistik merkezlerin ağır darbe aldığı bildiriliyor.
ABD Üsleri Boşaltıldı, Sivil Alanlar Sığınak Oldu
Yoğun bombardıman nedeniyle Körfez’de görev yapan ABD askerleri güvenli bölgelere çekilmek zorunda kalırken, İsrail genelinde siviller uzun süre sığınaklardan çıkamadı. ABD Başkanı Donald Trump ve Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran ordusunun etkisiz hale getirildiğini savunsa da, Yazd bölgesindeki yer altı füze şehirlerinden fırlatılan rampalar bu açıklamaları boşa çıkardı.
Enerji Tesisleri ve Ekonomik Baskı
İran’ın hedefinde sadece askeri noktalar değil, stratejik enerji tesisleri de bulunuyor. Saldırılar sonucu bölgedeki bazı rafineriler ve enerji hatları alevlere teslim olurken, bu durum küresel piyasalarda enerji arzı güvenliğini de tehlikeye atıyor. Tahran yönetimi, bu hamlelerle savaşı sadece askeri alandan çıkarıp küresel bir ekonomik krize dönüştürmeyi amaçlıyor.
Savaşın Yeni Boyutu: Yer Altı Füze Şehirleri
ABD’nin yüksek tonajlı “sığınak delici” bombalarla vurduğu yer altı tesislerinin, saldırılara rağmen faaliyetlerini sürdürmesi Pentagon koridorlarında şaşkınlık yarattı. Modern teknolojiyle donatılan bu tesisler, İran’ın karşı saldırı kapasitesini korumasındaki en büyük kozu olarak görülüyor. Çatışmaların şiddetlenerek artması, bölgedeki askeri dengelerin her an değişebileceğini gösteriyor.








