#

Bursa

CHP Bursa Milletvekili Sarıbal: Bizi gıda krizi bekliyor

CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, son günlerin tartışma konusu olan gıda fiyatlarındaki artışı değerlendirdi. Sarıbal, “Girdi fiyatları artarken çiftçi kaybediyor. Mazot, ilaç, tohum, gübre gibi tarımsal üretimde kullanılan girdiler, döviz kuruna bağlı olarak hızla artarken, ürünü para etmediği için çiftçi kaybediyor. Çiftçi kaybederken, pahalı girdilerle yapılan üretimden dolayı tüketici de pahalı gıda tüketecek. Hem çiftçi hem tüketici mağdur olacak. Bizi bütünüyle bir gıda krizi bekliyor” dedi.

Gübre sıkıntısı

Tarımsal üretimin en önemli girdilerinden olan gübre fiyatlarındaki artışa değinen Sarıbal, “Birçok tarımsal üründe olduğu gibi tarım girdilerinde de dışa bağımlıyız. Çiftçimiz yılda 6 milyon ton gübre kullanmaktadır. 2019 yılında 5 milyon ton gübre ithal edilerek 1.3 milyar dolar, 2020 yılının ilk 11 ayında ise 4 milyon ton gübre ithal edilerek karşılığında 1 milyar dolar para ödendi” dedi.

Son bir yılda gübre fiyatlarının %90’a yakın arttığını belirten Sarıbal, 3 AKP öncesi, 7 tanesi de AKP döneminde olmak üzere devlete ait 10 gübre fabrikasının özelleştirildiğini belirtti. “Bugün yaşanan gübre sorunun temel nedeni yapılan bu özelleştirmelerdir” diyen Sarıbal, “AKP döneminde satılan gübre fabrikaları ile 266 milyon dolar gelir elde edildi. AKP iktidarı döneminde ise toplamda 72 milyon ton gübre ithal edilerek karşılığında 20 milyar dolar ödendi” diye konuştu.

Çiftçinin bahar aylarında yoğun bir gübre kullanımı yapması gerektiğini kaydeden Sarıbal, buna rağmen ciddi bir gübre sıkıntısı olduğunu, gereken önlemler alınmaz ise gübre fiyatlarının daha da artacağı uyarısında bulundu. Gübre kullanımının hem ürün kalitesi hem de ürün rekoltesi için önemli olduğunu hatırlatan Sarıbal, şöyle devam etti:

Gıda fiyatı daha da artacak

“Artan maliyetler karşısında ya çiftçi gübre kullanımını düşürecek ki bu da üretimin düşmesi anlamına geliyor. Kaldı ki çiftçi gübre kullanmak istese bile şu anda gübre yok. Çiftçi ya gübre kullanamayacak ya da yüksek maliyetlere katlanıp üretim yapacak. Her iki durumda da bu maliyetler halkın sofrasına gelen gıdaya yansıyacak ve gıda fiyatları daha da artacak. Yani hem çiftçi hem tüketici kaybedecek. AKP Genel Başkanı da gıda fiyatlarının yüksekliğinden şikayet ederek, “konuyu mutlaka çözeceğiz” demiş. İddiaya göre AKP Genel Başkanı, “Yağ, bakliyat, sebze ve meyvede fiyatlar öncelikli meselemiz” demiş. Yine hayali ‘fırsatçılara’ göz açtırılmayacağını söylemiş. Gıda fiyatlarının nedeni gübre gibi tarımdaki girdi maliyetlerinin yüksekliği. Sıfırlanan gümrük vergilerine rağmen pahalıya mal olan tarımsal ürün ithalatı.

Kötü ekonomi yönetimi nedeniyle döviz kuru yükseldikçe hepsi de ithal olan mazot, ilaç, tohum gibi girdilerin fiyatları yükseliyor. Girdi maliyetleri yükseldikçe de gıda fiyatları artıyor. Buna bir de tüketicinin alım gücü kaybı eklenince “gıda krizi” oluşuyor. İktidardakiler ise çiftçiyi destekleyerek üretimi arttırmak yerine sadece seyrediyor. Bizi ciddi bir gıda krizi bekliyor.”

Çiftçi Borçları

Artan girdi maliyetlerinin yanında çiftçilerimizin en büyük sorunu olan çiftçi borçlarının yapılandırılmadığını da anımsatan Sarıbal, çiftçinin kamu ve özel bankalara 130 milyar TL, Tarım Kredi Kooperatifine 12 milyar TL olmak üzere 142 milyar TL resmi borcu olduğunu, tohum, ilaç, mazot bayi, elektrik, su ve diğer borçlarıyla birlikte bu borcun 180 milyar lirayı aştığını söyledi.

“Çiftçinin borçları ödenemez duruma gelmiştir. Günü birlik tedbirlerle, bir iki aylık borç ertelemeleriyle bu sorun çözülemez” diyen Sarıbal, “Girdi fiyatlarındaki aşırı artış ve ödenemez noktaya gelen borçları nedeniyle çiftçinin üretim yapamaz noktaya gelmiştir. Çiftçi borçlarının yapılandırılması için yapılan bütün çağrılara AKP yönetimi kulaklarını tıkadı. 180 milyarı aşan çiftçi borçlarının bankalara ve Tarım Kredi Kooperatifine olan borçları yapılandırılmadığı için çiftçinin tarlasına, traktörüne, hayvanlarına haciz geldi, gelmeye devam ediyor. Çiftçi borçları en az 1 yılı ödemesiz 5 – 10 yılı faizsiz kısa-orta ve uzun vadeli olarak yapılandırılmalıdır” diye konuştu.