“Bu kanun af düzenlemesi değil”
Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği mülakatta TBMM’de kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”a ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Düzenlemenin mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldıran veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir af niteliğinde olmadığını belirten Bahçeli, soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkumiyetlerin hukuki sonuçlarıyla devam edeceğini söyledi.
Bahçeli, kanunun ceza adalet sistemi ve infaz hukukuna ilişkin sınırlı ve koşullu bir düzenleme olduğunu vurguladı.
“Silah bırakma ön şart”
“Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda yeni düzenlemenin hukuki zeminin ilk adımı olduğunu belirten Bahçeli, PKK/KCK’nın silah bırakmasının sürecin temel şartlarından biri olduğunu ifade etti.
Bahçeli, örgütün fiili varlığına son vermesi ve kontrolündeki silah ve mühimmatı teslim etmesinin kanunun amacına uygun sonuçların ortaya çıkması açısından ön şart olduğunu söyledi.
“AİHM kararları gözden geçirilebilir”
Bahçeli, yeni kanunun kabul edilmesiyle birlikte hukuki ve idari açıdan yeni bir dönemin başlayacağını belirtti.
Bu kapsamda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanması dahil olmak üzere tartışmalı konuların yeniden değerlendirilebileceğini ifade eden Bahçeli, adaletin tesisine yönelik çalışmaların da etkinleştirilebileceğini söyledi.
Bahçeli ayrıca Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı raporda yer alan adımların ve gerekli yasal düzenlemelerin işbirliği içinde hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekti.
Öcalan için dikkat çeken mesaj
Bahçeli, açıklamalarının son bölümünde Abdullah Öcalan’ın “Terörsüz Türkiye” sürecindeki rolüne ilişkin de değerlendirmede bulundu.
Öcalan’ın PKK’nın fesih ve silah bırakma kararında önemli bir fonksiyon üstlendiğini savunan Bahçeli, önümüzdeki dönemde de sürece katkı vermeye devam edebilmesini sağlayacak şartların oluşturulması gerektiğini söyledi.
Bahçeli’nin bu açıklaması, “Terörsüz Türkiye” sürecinin bundan sonraki aşamasında Öcalan’ın rolüne ilişkin yeni bir mesaj olarak değerlendirildi.








