TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Güney Marmara Şubesi Yönetim Kurulu, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin 3. yılı dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, depremler başta olmak üzere volkanik faaliyetler, heyelan, sıvılaşma, tsunami, sel ve kuraklık gibi doğa kaynaklı olayların gezegenin jeodinamik süreçlerinin doğal sonucu olduğu belirtildi.
Ancak bu olayları afete dönüştüren unsurun toplumsal kırılganlıklar olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal kırılganlıklar azaltılabildikçe afet zararları da azalacaktır. Ne yazık ki ülkemiz her afette ağır bedeller ödemeye devam etmektedir” denildi.
“Ulusal afet risk yönetim sistemi şart”
Oda tarafından yapılan açıklamada, sistemsel bir altyapı ve toplumsal değer oluşturulmadan bu döngünün kırılamayacağı ifade edilerek, kamu yararı ve sosyal hukuk devleti ilkelerine dayalı bir “Ulusal Afet Risk Azaltma Yönetimi” sisteminin hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.
Sadece yapılı çevreye odaklanan bir afet risk yönetiminin yeterli olmayacağı belirtilen açıklamada, afetlerin sosyal, psikolojik ve kültürel boyutlarının da bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiği kaydedildi.
Jeolojik kırılganlıkların araştırılması, tehlike ve risk haritalarının hazırlanarak mekânsal planlamaya entegre edilmesi gerektiğine işaret eden Oda, aksi halde bu çalışmaların “duvarları süsleyen görseller” olmaktan öteye geçemeyeceğini ifade etti.
Yerel yönetimler ve katılımcılık vurgusu
Afet yönetiminin yalnızca merkezi idare tarafından yürütülecek bir alan olarak görülmemesi gerektiği belirtilen açıklamada, yerel yönetimlerin sürecin ana aktörü olması gerektiği kaydedildi. Karar süreçlerine afetzedeler ve meslek odalarının katılımının sağlanmasının önemine dikkat çekildi.
Sendai Afet Risk Azaltma Çerçevesi’ne atıf yapılan açıklamada, şeffaflık ve hesap verebilirliğin afet yönetiminin temel unsurları olması gerektiği vurgulandı.
İmar affı ve zemin etütleri uyarısı
Yapı, imar, çevre ve afet mevzuatının yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten JMO, imar affı niteliğindeki uygulamaların sonlandırılmasını istedi. Zemin ve temel etüt çalışmalarının bir yük olarak görülmemesi gerektiği ifade edilen açıklamada, jeoloji mühendisliğinin yapı üretim ve denetim süreçlerinde asli unsur olduğu vurgulandı.
Diri fay haritaları, heyelan envanterleri ve diğer tehlike haritalarının güncellenerek planlama süreçlerine entegre edilmesi gerektiği belirtilirken, afet suçlarına yönelik özel yasal düzenlemeler yapılması ve “Afet Mahkemeleri” kurulması önerildi.
“Afet yönetimi sosyal yardım değil, yatırım”
Afet yönetiminin bütçeye yük olarak değil, ülkenin geleceğine yapılan yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edilen açıklamada, risk azaltma odaklı bir “Afet Fonu” oluşturulması çağrısında bulunuldu. Ayrıca “Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı” kurulması önerildi.
Açıklamanın sonunda şu ifadelere yer verildi:
“Etkin bir mevzuat altyapısını, güçlü kurumsal yapılanmayı, afet güvenliğini önceleyen bir ekonomiyi ve afet farkındalığı yüksek bir toplumu ancak bu temelde mücadele edenler yaratabilir. Evet, bugün 6 Şubat. Sonraki tarihin ne anlama geleceğini ise hep birlikte belirleyeceğiz.”








