Taraflardan henüz mutabakatın maddelerine ilişkin resmi bir açıklama gelmezken, Suudi Arabistan merkezli El Arabiya, anlaşmaya ait olduğunu öne sürdüğü 14 maddelik bir metin yayımladı.
İddiaya göre mutabakatın ilk maddesi, Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirilmesini öngörüyor. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hizbullah’a yönelik operasyonların devam edeceğini belirterek bu iddiayı reddetmişti.
Metinde, ABD ile İran’ın birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermesi, iç işlerine karışmaması ve nihai anlaşmanın en geç 60 gün içerisinde müzakere edilerek tamamlanması da yer alıyor.
Hürmüz Boğazı için üç kritik madde
Sızdırıldığı öne sürülen metinde Hürmüz Boğazı’na ilişkin üç önemli düzenleme bulunuyor. Buna göre ABD’nin deniz ablukasını kaldırması, Hürmüz Boğazı’nın 30 gün içerisinde tam kapasiteyle yeniden açılması ve İran’ın bölgedeki mayınları temizlemesi öngörülüyor.
İran’a ekonomik destek ve yaptırımların kaldırılması
El Arabiya’nın haberine göre anlaşmada İran’ın ekonomik taleplerine de geniş yer veriliyor. Buna göre İran’ın yeniden inşası için 300 milyar dolarlık finansman sağlanması, yaptırımların kaldırılması, petrol ve petrokimya ürünlerinin satışının kolaylaştırılması ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması planlanıyor.
Metinde ayrıca İran’ın hiçbir zaman nükleer silah üretmeyeceği taahhüdü de yer alıyor. Tarafların, anlaşmanın uygulanmasını denetleyecek bir mekanizma oluşturması ve nihai anlaşmanın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bağlayıcı kararıyla onaylanması öngörülüyor.
Öte yandan, anlaşma maddelerine ilişkin iddialar konusunda henüz resmi bir doğrulama yapılmadı. ABD Başkanı Donald Trump ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran’a 300 milyar dolarlık yardım yapılacağı yönündeki iddiaları yalanladı. Bu nedenle mutabakatın nihai içeriği konusundaki belirsizlik sürüyor.
İddia edilen 14 maddelik metin
1- ABD ile İran İslam Cumhuriyeti, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerdeki askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etmek, bundan böyle birbirlerine karşı herhangi bir savaş veya askeri operasyon başlatmamayı taahhüt etmek, birbirlerine karşı güç kullanmaktan veya güç kullanma tehdidinde bulunmaktan kaçınmak ve Lübnan’ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini güvence altına almak amacıyla bu mutabakat zaptını imzalamaktadırlar. Nihai anlaşma, Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerdeki savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesini ve bu paragrafın diğer hükümlerini teyit edecektir.
2- ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeyi ve birbirlerinin iç işlerine karışmamayı taahhüt ederler.
3- ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, en fazla 60 gün içinde nihai anlaşmayı müzakere edip sonuçlandırmayı taahhüt eder, bu süre karşılıklı rıza ile uzatılabilir.
4- Bu mutabakat zaptının imzalanmasının hemen ardından ABD, İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik deniz ablukasını ve her türlü engellemeyi kaldırmaya başlayacak, ablukayı 30 gün içinde tamamen sona erdirecektir.
5- İran İslam Cumhuriyeti, ticari gemilerin Hürmüz Boğazı üzerinden güvenli geçişini sağlamak için gerekli düzenlemeleri yapacaktır.
6- ABD, bölgesel ortaklarıyla birlikte İran’ın yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar dolarlık finansman planı hazırlamayı taahhüt etmektedir.
7- ABD, nihai anlaşmanın bir parçası olarak İran’a yönelik tüm yaptırımların kaldırılmasını öngören bir takvim üzerinde çalışacaktır.
8- İran, nükleer silah edinmeyeceğini ve geliştirmeyeceğini bir kez daha teyit etmektedir.
9- Nihai anlaşma imzalanana kadar taraflar mevcut durumu koruyacak; İran nükleer programında statükoyu sürdürecek, ABD ise yeni yaptırımlar uygulamayacaktır.
10- ABD, İran’ın petrol ve petrokimya ihracatı ile bağlantılı bankacılık, sigortacılık ve taşımacılık işlemleri için muafiyetler sağlayacaktır.
11- İran’a ait dondurulmuş veya kısıtlanmış fon ve varlıkların kullanımının açılması konusunda gerekli adımlar atılacaktır.
12- Mutabakatın uygulanmasını ve nihai anlaşmaya uyumu izlemek üzere bir yürütme mekanizması kurulacaktır.
13- Belirlenen maddelerin uygulanmaya başlamasının ardından taraflar, nihai anlaşmanın diğer hükümlerini müzakere etmeye başlayacaktır.
14- Nihai anlaşma, bağlayıcı bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanacaktır.








