Coğrafi Kapan: 2 Bin Metreyi Aşan 390 Dağ
İngiltere merkezli Middle East Eye’ın analizine göre, İran’ın fiziksel yapısı olası bir işgali imkansıza yakın hale getiriyor. Kuzeyde Hazar Denizi, güneyde ise Basra Körfezi ile çevrili olan ülkede, yüksekliği 4 bin metreyi aşan onlarca zirve bulunuyor. 5 bin 700 metrelik Demavend Dağı ise doğal bir kale görevi görerek harekat kabiliyetini kısıtlıyor.
Masadaki 3 Kritik Senaryo ve Riskleri
Uzmanlar, ABD’nin önündeki muhtemel saldırı rotalarını üç ana başlıkta topluyor:
-
Hürmüz Boğazı Operasyonu: Boğazın ve stratejik adaların kontrol altına alınması.
-
Güney Kıyı Hattı İlerlemesi: Irak sınırından Pakistan’a kadar uzanan 1800 kilometrelik hattın ele geçirilmesi.
-
Batı Cephesinden Giriş: Karasal sınır hattı üzerinden iç bölgelere sızma.
Ancak bu senaryoların her biri devasa lojistik yükler ve sürekli saldırı altında kalma riski barındırıyor. Özellikle Harg Adası gibi stratejik noktaların elde tutulmasının “sürdürülemez” olduğu belirtiliyor.
Yer Altı Şehirleri ve Dağınık Füze Altyapısı
İran’ın askeri derinliği, savunma hattını güçlendiren en büyük kozu. Füze rampalarının ve İHA tesislerinin yer altına yayılmış olması, haftalar süren hava saldırılarına rağmen İran’ın operasyonel gücünü korumasını sağlıyor. Sıvı yakıtlı füzelerin bile geniş arazi avantajıyla her an ateşlenmeye hazır tutulması, ABD ordusu için kalıcı bir tehdit oluşturuyor.
ABD Stratejisine Eleştiri: Hedef Net Değil
Analizlerde, Washington’ın İran politikasında “büyük bir strateji eksikliği” olduğu vurgulanıyor. Rejim değişikliği hedefinin kısa sürede geri plana itildiği, mevcut baskı stratejisinin ise Tahran’ı müzakereye zorlamak yerine daha sert bir çizgiye ittiği ifade ediliyor. Ayrıca, olası bir işgalin İran halkında milliyetçiliği körükleyerek direnişi kemikleştirebileceği uyarısı yapılıyor.








