Cumhuriyet’e giden yol, bağımsızlık mücadelesiyle açıldı
Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Anadolu’nun işgale uğraması, Türk milletini tarihî bir mücadeleye sürükledi. Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışıyla yeni bir dönemin kapısı aralandı. Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas kongreleriyle bağımsızlık iradesi güçlenirken milletin kendi geleceğine sahip çıkma kararlılığı ülkenin dört bir yanına yayıldı.
23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla millî irade yeni bir merkez kazandı. Kurtuluş Savaşı boyunca verilen mücadele, Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz’da kazanılan zaferlerle bağımsızlık yolunda belirleyici bir aşamaya ulaştı.
30 Ağustos 1922’deki Büyük Zafer’in ardından Mudanya Mütarekesi imzalandı. Lozan Barış Antlaşması’yla yeni Türk devletinin bağımsızlığı uluslararası alanda güvence altına alınırken Cumhuriyet’in ilanına giden süreçte önemli eşikler aşıldı.

29 Ekim 1923: Tarihe geçen karar
Türkiye Büyük Millet Meclisi, 29 Ekim 1923’te yaptığı anayasa değişikliğiyle devletin yönetim biçimini Cumhuriyet olarak belirledi. Aynı gün Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı seçildi.
Cumhuriyet’in ilanından önce, 28 Ekim 1923 akşamı Atatürk’ün yakın çalışma arkadaşlarına söylediği “Efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz” sözü, Türkiye tarihinin unutulmaz ifadeleri arasında yerini aldı.
Bu kararla birlikte millî egemenlik, devlet yönetiminin temel ilkesi olarak açıkça ilan edildi. Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçiminin kabulü değil, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin ardından kendi geleceğini belirleme iradesinin de ifadesi oldu.

Cumhuriyet, eşit yurttaşlık ve çağdaşlaşma idealini taşıdı
Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte Türkiye’de siyasal, toplumsal, hukuki ve kültürel alanlarda kapsamlı değişimlerin önü açıldı. Eğitimden hukuka, bilimden kültür ve sanata kadar pek çok alanda gerçekleştirilen yenilikler, çağdaş bir toplum oluşturma hedefinin parçası oldu.
Kadınların toplumsal ve siyasal yaşama katılımını güçlendiren adımlar, eğitim olanaklarının genişletilmesi ve hukuk sisteminin yeniden düzenlenmesi, Cumhuriyet döneminin önemli dönüşümleri arasında yer aldı.
Cumhuriyet’in temelinde yer alan millî egemenlik düşüncesi, yurttaşların ülkenin geleceğinde söz sahibi olmasını esas aldı. Bu anlayış, Cumhuriyet’in kuşaklar boyunca korunması ve geliştirilmesi gereken ortak bir değer olarak görülmesini sağladı.,

Atatürk’ün mirası gelecek kuşaklara taşınıyor
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’i Türk milletinin geleceği açısından temel bir kazanım olarak değerlendirdi. Onun öncülüğünde kurulan Türkiye Cumhuriyeti, bugün 103. yıl dönümünü kutlarken bağımsızlık mücadelesinin bedelini ödeyen kahramanların hatırası da yaşatılıyor.
Millî Mücadele’nin cephelerinde ve ülkenin bağımsızlığı uğruna verilen mücadelede emeği bulunan askerler, siviller, şehitler ve gaziler, Cumhuriyet tarihinin ayrılmaz bir parçası olarak anılıyor.
29 Ekim, yalnızca geçmişte kazanılmış bir zaferi hatırlama günü değil, aynı zamanda Cumhuriyet’in temel değerlerini gelecek kuşaklara aktarma sorumluluğunu da hatırlatıyor.

Türkiye’nin dört bir yanında Cumhuriyet coşkusu
Cumhuriyet’in 103. yıl dönümü dolayısıyla Türkiye genelinde törenler, konserler, sergiler ve çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Şehirler Türk bayrakları ve Atatürk posterleriyle donatılırken vatandaşlar da kutlamalara katılarak Cumhuriyet Bayramı’nın coşkusunu paylaşıyor.
Bursa’da da Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri, 28 Ekim’de Heykel’deki Atatürk Anıtı önünde düzenlenen çelenk sunma töreniyle başladı. Kent protokolünün katıldığı törende çelenkler sunuldu, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Kutlamaların 29 Ekim’de düzenlenecek resmî program ve geçit töreniyle devam etmesi bekleniyor.
Aradan geçen 103 yıla rağmen 29 Ekim, bağımsızlığın, millî egemenliğin ve ortak geleceğe duyulan inancın simgesi olmayı sürdürüyor.
Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun! Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını ve bu vatan uğruna hayatını feda eden aziz şehitlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.








