Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Aydın’da düzenlediği basın toplantısında ülke gündemine ilişkin açıklamalar yaptı ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaptığı ziyaretlerde ekonomik sıkıntıların etkilerini gözlemlediğini belirten Özdağ, tarım, sanayi ve esnafın yaşadığı sorunlara dikkat çekti.
Denizli’de üzüm üreticilerinin ürünlerini satmakta zorlandığını ifade eden Özdağ, iki yıl önce 30 liradan satılan üzüm için kısa süre önce 6 lira, son olarak ise 4 lira fiyat verildiğini öne sürdü. Aydın’da da zeytin ve incir üreticilerinin maliyetlerini karşılamakta zorlandığını savunan Özdağ, tarım sektöründeki sorunların üreticileri çıkmaza sürüklediğini söyledi.
“Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik buhranlarından birini yaşıyoruz”
Türkiye’de sanayinin küçüldüğünü ve istihdam kaybı yaşandığını ileri süren Özdağ, özellikle tekstil sektöründeki gelişmelere işaret etti. Geçen yıl tekstil sanayisinde yaklaşık 360 bin kişinin işini kaybettiğini iddia eden Özdağ, bazı fabrikaların Mısır, Fas, Cezayir, İtalya ve İspanya gibi ülkelere taşındığını belirtti.
Esnafın da son yılların en zor dönemlerinden geçtiğini savunan Özdağ, bazı sektörlerde işlerin geçen yıla göre yüzde 50 gerilediğini, şerbetli tatlı sektöründe düşüşün yüzde 70-80’e ulaştığını, pasta sektöründe ise yaklaşık yüzde 60 seviyesinde olduğunu öne sürdü.
Ekonomik sıkıntıların emeklileri ve asgari ücretlileri de etkilediğini ifade eden Özdağ, milyonlarca kişinin geçim mücadelesi verdiğini söyledi.
Fon soruşturmasına ilişkin sert eleştiri
Konuşmasında fon soruşturmasına da değinen Özdağ, soruşturmanın Türkiye’deki ekonomik ve finansal sistemin işleyişine ilişkin önemli soruları gündeme getirdiğini savundu.
Kamu kaynaklarının ve vatandaşların birikimlerinin korunması gerektiğini belirten Özdağ, soruşturmanın tüm yönleriyle aydınlatılması çağrısında bulundu. Devlet yönetiminde liyakat yerine siyasi yakınlığın öne çıkarıldığını ileri süren Özdağ, yaşananların yönetim anlayışındaki sorunları ortaya koyduğunu iddia etti.
Özdağ, soruşturma kapsamında adı geçen kişilere ilişkin bilgilerin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savunarak, siyasi iktidarın soruşturmayı yürütme biçimini eleştirdi.
“Düşman ceza hukuku uygulamasından vazgeçin”
Hukuk devleti ve eşitlik ilkelerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması ve herkesin hukuk önünde eşit olması gerektiğini söyledi.
Gözaltına alınan kişilerin hangi somut suçlamayla karşı karşıya olduklarını bilme hakkı bulunduğunu belirten Özdağ, yargı süreçlerinde çifte standart uygulandığını öne sürdü. Fon soruşturmasında şeffaflık sağlanması gerektiğini dile getiren Özdağ, sürecin ekonomik sonuçlarının da dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Seçim zamlarıyla Türk milleti kandırılmayacak”
Ekonomik sorunların kısa vadeli adımlarla çözülemeyeceğini savunan Özdağ, iktidarın seçim öncesinde ücret ve sosyal yardımlarda artış yaparak seçmen desteğini sağlamaya çalışabileceğini ileri sürdü.
Anayasa’nın 42. ve 66. maddelerine ilişkin olası değişiklikler üzerinden de eleştirilerde bulunan Özdağ, Türk milletinin seçim öncesinde yapılacak zamlarla yönlendirilemeyeceğini savundu.
Kuşadası soruşturması ve yargı tartışmaları
Gazetecilerin Kuşadası Belediyesi’ne yönelik rüşvet operasyonu kapsamında haklarında yakalama kararı bulunduğu belirtilen Avukat Ezgi Tezcan Yaşar ve Avukat Umut Yaşar hakkındaki sorusunu da yanıtlayan Özdağ, kişilerin adalete başvurarak ifade vermesi gerektiğini söyledi.
Bununla birlikte, yolsuzluk soruşturmalarının yalnızca muhalefet belediyeleriyle sınırlı kalmasının kamuoyunda soru işaretlerine yol açtığını öne süren Özdağ, iktidar belediyelerine yönelik soruşturmaların da aynı şekilde yürütülmesi gerektiğini savundu.
Fon listesinin açıklanması çağrısı
Fon soruşturmasında adı geçen kişilerin listesine ilişkin soruyu da yanıtlayan Özdağ, bazı siyasi parti temsilcilerinin ellerinde liste bulunduğuna yönelik açıklamalar yaptığını söyledi.
Özdağ, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e seslenerek söz konusu listenin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi. Listenin kendilerinde bulunmadığını belirten Özdağ, açıklama yapılmayacaksa bunun gerekçesinin kamuoyuna anlatılması gerektiğini savundu.
Öcalan’ın durumuna ilişkin değerlendirme
Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili soruyu da yanıtlayan Özdağ, Abdullah Öcalan’ın durumuna ilişkin değerlendirmelerini yineledi. Öcalan’ın bulunduğu koşullar ve siyasi süreçteki konumu üzerinden eleştiriler yönelten Özdağ, sürecin kamuoyuna anlatıldığı biçimiyle ilerlemediğini iddia etti.
Özdağ, terör örgütünün silah bırakmadığını savunarak, örgütün faaliyetlerine ilişkin güvenlik uyarılarının dikkate alınması gerektiğini söyledi. Türkiye’de bulunan Suriyelilerin geleceğine ilişkin açıklamalarda da bulunan Özdağ, geri dönüş politikalarını eleştirdi.
Azerbaycan ile ilişkiler ve Ege’deki gelişmeler
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilere de değinen Özdağ, iki ülke arasındaki bağların hassasiyetle korunması gerektiğini belirtti. İlişkileri zedeleyebilecek açıklamalardan kaçınılması çağrısında bulunan Özdağ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev arasında gerçekleşen telefon görüşmesini olumlu değerlendirdi.
Tunceli’den Söke’ye komando birliği sevk edildiğine ilişkin iddialar hakkındaki soruya da yanıt veren Özdağ, Ege’de yaşanabilecek olası bir gerilim karşısında caydırıcılığın önemine işaret etti. Ancak bu süreçte Türkiye’nin terörle mücadele kapasitesinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti.
Gülistan Koçyiğit’in açıklamalarına tepki
DEM Parti Kars Milletvekili Gülistan Koçyiğit’in Türk askerinin Yemen’e gönderilmesine ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine Özdağ, söz konusu değerlendirmeleri eleştirdi. Özdağ, DEM Parti’nin geçmişteki söylemlerini hatırlatarak, partinin bu konudaki açıklamalarının kamuoyunu ikna etmeyeceğini savundu.
“Atatürk’te birleşelim”
Seçim ittifakı konusunda da değerlendirmelerde bulunan Özdağ, Atatürkçüleri, Türk milliyetçilerini ve Atatürk Cumhuriyeti’nden taviz vermeyen vatanseverleri ortak bir seçim ittifakında buluşmaya çağırdı.
İttifaka ilişkin ayrıntıların seçim sürecine girildiğinde ele alınabileceğini belirten Özdağ, ortak zeminin Atatürk ilkeleri olması gerektiğini söyledi.








