Fidan: Saldırı anlaşması değil
Hakan Fidan, Ankara’da Macaristan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Anita Orban ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Toplantıda Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, anlaşmanın taraflardan birinin saldırıya uğraması halinde savunma amacı taşıdığını belirtti.
Fidan, “Anlaşmaya taraf olan ülke saldırıya uğradığı zaman, savunması için yanında olursunuz. Bu saldırı anlaşması değil” dedi.
Anlaşmanın Meclis’e gönderilmesi için gerekli çalışmaların tamamlandığını belirten Fidan, “Türkiye başka bir ülke toprağına asker gönderip orada bir saldırı yapmayacak” ifadelerini kullandı.
Karadeniz’de çatışma uyarısı
Fidan’ın gündemindeki başlıklardan biri de Rusya-Ukrayna savaşı ve Karadeniz’deki güvenlik riski oldu.
Savaşın Karadeniz’e yayılmasının bölgesel ve küresel istikrar açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirten Fidan, Karadeniz’in yeni bir çatışma cephesine dönüşmesine izin verilmemesi gerektiğini söyledi.
Fidan, Türkiye’nin savaşın başından bu yana Karadeniz’deki çatışmaların yayılmasını önlemek için Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni uyguladığını ve Karadeniz Tahıl Girişimi kapsamında çalışmalar yürüttüğünü hatırlattı.
“Sivil gemilere yönelik saldırılar ciddi tehdit”
Karadeniz’de sivil gemilere yönelik saldırıların artmasının can, mal, seyir ve çevre güvenliği açısından ciddi risk oluşturduğunu belirten Fidan, Türk bayraklı, Türk sahipli veya Türk personel taşıyan gemilerin de saldırılardan etkilendiğini söyledi.
Fidan, iki tarafa da Karadeniz’de çatışmaların yayılmasını önlemeye yönelik uyarılarda bulunduklarını belirterek, saldırıların yalnızca gemiler ve personel açısından değil, uluslararası gıda güvenliği açısından da risk oluşturduğunu ifade etti.
Türkiye’nin taraflarla temas halinde olduğunu belirten Fidan, Karadeniz’de bir moratoryum oluşturulması konusunda da girişimlerde bulunulduğunu kaydetti. Dışişleri Bakanlığı’nın daha önceki açıklamalarında da Karadeniz’de sivil gemilere yönelik saldırıların önlenmesi için diplomatik girişimlerin sürdüğü belirtilmişti.








