Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bloomberg HT yayınında Türkiye ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin açıklamalarda bulundu. Orta Vadeli Program’ın kamu açısından bağlayıcı olduğunu belirten Şimşek, programın temel hedefinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu ifade etti.
Şimşek, dezenflasyon sürecinin devam ettiğini ancak savaş ve enerji fiyatlarındaki yükseliş gibi dış gelişmelerin enflasyon üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Bu yıl savaş yaşanmasaydı enflasyonun yaklaşık 7 puan daha düşük olabileceğini belirten Şimşek, yıl sonu enflasyonunun yüzde 21-22 seviyelerinde gerçekleşebileceğini dile getirdi.
“Dezenflasyon süreci devam ediyor”
Enflasyonun fiyatların düşmesi anlamına gelmediğini vurgulayan Şimşek, bunun fiyat artış hızındaki yavaşlamayı ifade ettiğini söyledi. Türkiye’de dezenflasyon sürecinin 2024 yılının ikinci çeyreğinden itibaren başladığını belirten Şimşek, yıllık enflasyonun daha önce yüzde 65 seviyelerine kadar çıktığını, bugün ise yüzde 31,5 seviyesinde bulunduğunu aktardı.
Şimşek, Türkiye’deki enflasyon hesaplamalarının uluslararası standartlara uygun şekilde yapıldığını savunarak, Avrupa Birliği’ndeki ölçüm yöntemleriyle Türkiye’deki yöntemlerin aynı esaslara dayandığını ifade etti.
“Seçim sürecinde de dezenflasyondan vazgeçmeyeceğiz”
Hayat pahalılığıyla mücadelenin ekonomi yönetiminin öncelikleri arasında bulunduğunu belirten Şimşek, seçim döneminde de dezenflasyon politikasının sürdürüleceğini söyledi.
Şimşek, sürdürülebilir büyüme için fiyat istikrarının gerekli olduğunu belirterek Orta Vadeli Program’ın ana hedefinin de bu olduğunu kaydetti.
Kamu çalışanları ve emeklilerin maaşları
Maaş artışları konusunda da açıklama yapan Şimşek, kamu çalışanları ve emeklilerin ücretlerine ilişkin politikanın devam edeceğini belirtti.
Şimşek, “Biz her zaman kamu çalışanlarının, emeklilerin maaşlarına en az enflasyon kadar zam verdik, vermeye devam edeceğiz” dedi.
Kur politikası için enflasyon vurgusu
Kur rejimine ilişkin değerlendirmesinde Şimşek, Türk Lirası’na yönelik talebin yüksek olduğunu ve mevcut şartların kur piyasasında yönetimi gerektirdiğini söyledi.
Enflasyonun tek haneli seviyelere gerilemesi halinde ihracatçıların döviz satma zorunluluğunun kaldırılabileceğini ve daha esnek bir kur rejimine geçilebileceğini belirten Şimşek, mevcut koşulların henüz buna uygun olmadığını ifade etti.
Eşel mobil yıl sonuna kadar devam edecek
Akaryakıt fiyatlarına ilişkin de konuşan Şimşek, eşel mobil uygulamasının yıl sonuna kadar kısmi olarak sürdürüleceğini açıkladı.
Uygulamanın özellikle motorinde devam etmesinin nedenini taşımacılık ve tarım açısından motorinin önemine bağlayan Şimşek, Avrupa’da motorin fiyatlarının litre başına 150 liranın üzerinde olduğunu, Türkiye’de ise fiyatın yaklaşık 100 lira seviyesinde bulunduğunu söyledi.
Şimşek, gelecek yıl savaşın sona ermesi halinde eşel mobil uygulamasının devam ettirilmeyeceğini belirtti.
Deprem harcamaları ve sosyal konut bütçesi
Şimşek, son yıllarda deprem nedeniyle yapılan harcamaların bütçe üzerindeki etkisine de değindi. Deprem harcamalarının yaklaşık 104 milyar dolara ulaştığını belirten Şimşek, bu harcamaların finansmanının faiz yükü de oluşturduğunu söyledi.
Savunma sanayisi harcamalarının da bölgedeki savaşlar nedeniyle artırıldığını ifade eden Şimşek, gelecek yıllarda 750 bin sosyal konut inşa edilmesi için de kaynak ayrılacağını açıkladı. Bu kapsamda gelecek yıl için ayrılan kaynağın 250 milyar liraya çıkarılacağını bildirdi.








