Kripto para ekosistemlerinde şimdiye kadarki güvenlik riskleri daha çok siber saldırılar ve dolandırıcılık etrafında yoğunlaştı. Ancak bu risklere bir yeni daha eklenmeye hazırlanıyor. Kuantum bilgisayar teknolojisindeki son gelişmeler, blockchain ağlarını ve dijital cüzdanları koruyan mevcut şifreleme yöntemlerinin beklenenden daha kısa sürede kırılabileceğine yönelik endişeleri artırdı. Sektör temsilcileri ise olası tehdide karşı kuantum dayanıklı yeni kriptografi sistemleri üzerinde hazırlıklara başladı.

2 trilyon dolarlık piyasa risk altında
Yaklaşık 2 trilyon dolarlık küresel kripto para piyasası, onlarca yıldır kullanılan klasik kriptografi yöntemleriyle korunuyor. Ancak kuantum bilgisayarlar, günümüzdeki en güçlü geleneksel bilgisayarların çözmekte zorlandığı matematiksel problemleri çok daha kısa sürede çözebilme potansiyeline sahip. Bu da dijital varlıkların güvenliğini sağlayan şifreleme altyapısını hedef haline getirebilir.
Bu endişeleri körükleyen ise Google‘ın mart ayında yayımladığı araştırma. Şirket, şifreleme sistemlerini kırabilecek kapasitedeki kuantum bilgisayarların 2029 yılına kadar geliştirilebileceğini öngörüyor. Daha önce bu seviyedeki sistemlerin en az on yıl uzakta olduğu düşünülüyordu.
Citigroup ve çeşitli araştırma kuruluşlarının yayımladığı analizler de kuantum bilişim ile yapay zeka alanındaki ilerlemelerin, kripto paraların saldırılara açık hale gelme sürecini hızlandırdığına dikkat çekiyor.
Bitcoin neden daha büyük risk altında?
Blockchain ağlarının büyük bölümü, kullanıcıların varlıklarını doğrulamak ve işlemleri onaylamak için eliptik eğri kriptografisi (Elliptic Curve Cryptography – ECC) kullanıyor. Bu sistemde açık anahtarlar özel anahtarlardan matematiksel olarak türetiliyor. Mevcut bilgisayarlarla açık anahtardan özel anahtara ulaşmak pratik olarak mümkün görülmezken yeterince güçlü bir kuantum bilgisayarın bunu başarabileceği değerlendiriliyor.
Böyle bir senaryoda saldırganlar, kullanıcıların dijital imzalarını taklit ederek yetkisiz işlemler gerçekleştirebilir. Özellikle blockchain işlemlerinin geri döndürülememesi, bu riski geleneksel ödeme sistemlerine kıyasla daha kritik hale getiriyor.
Uzmanlara göre Bitcoin, bu tehdide karşı en hassas ağlardan biri konumunda. Bunun temel nedeni, 17 yıllık işlem geçmişi boyunca çok sayıda açık anahtarın kamuya açık hale gelmiş olması.
Bağımsız araştırmacı Ahmed Raza Muhammad Umer’in Haziran 2026 tarihli çalışma taslağına göre dolaşımdaki Bitcoin arzının yaklaşık %35’i kuantum saldırılarından etkilenebilir. Geçen yıl yayımlanan bazı araştırmalar ise bu oranın %50’ye kadar çıkabileceğini öne sürüyor.

Sektör kuantum dayanıklı altyapıya hazırlanıyor
Kripto şirketleri ve blockchain geliştiricileri, ağlarını post-kuantum kriptografi olarak adlandırılan yeni nesil şifreleme yöntemlerine geçirmek için planlar hazırlıyor. Ancak bu dönüşümün yıllar sürebileceği ve blockchain altyapısında kapsamlı değişiklikler gerektireceği söyleniyor. Bununla birlikte uzmanlar, erken geçişin de yeni güvenlik sorunları oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.
Büyük bir kripto şirketinde görev yapan üst düzey bir siber güvenlik yöneticisi ise şirketinin tamamen kuantum dayanıklı hale gelmesinin yaklaşık iki yıl süreceğini öngörüyor. Söz konusu dönüşüm, kapsamı nedeniyle 2000 yılı öncesinde gerçekleştirilen ve dünya genelinde 300 milyar dolardan fazla harcama yapılan Y2K (Milenyum Hatası) hazırlıklarına benzetiliyor.
Henüz hiçbir büyük blockchain geçiş yapmadı
Sektörde yürütülen çalışmalara rağmen piyasa değerine göre ilk 20 blockchain ağının hiçbiri henüz post-kuantum imza algoritmasını devreye almış değil. Bitcoin topluluğunda hangi çözümün uygulanacağı ve geçişin ne zaman yapılacağı konusunda fikir birliği bulunmuyor.
Ethereum Foundation ise Ethereum ağını 2029 yılına kadar kuantum saldırılarına karşı tam koruma altına almayı hedeflediğini açıklıyor.
Öte yandan bazı projeler hazırlıklarını hızlandırmış durumda. Yaklaşık 780 milyon dolar piyasa değerine sahip Algorand’ın arkasındaki Algorand Foundation, geçen ay post-kuantum yol haritasını yayımladı. Vakıf, bu yıl içinde post-kuantum hesap desteğini sunmayı planlıyor. – Kaynak: donanimhaber.com








