Yerel yöneticiler, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve köy temsilcilerini bir araya getiren “Cumalıkızık Ortak Akıl Toplantısı”nda, tarihi mirasın korunması, altyapı eksiklikleri ve kontrolsüz turizm baskısı masaya yatırıldı. Toplantıda ortaya çıkan veriler ve uyarılar, tehlikenin boyutunu net bir şekilde ortaya koydu.

Ziyaretçi Yoğunluğu Stadyum Kalabalığına Ulaştı
Toplantıda paylaşılan en çarpıcı verilerden biri ziyaretçi sayısıyla ilgili oldu. Geçen yıl bir günde yaklaşık 34 bin kişinin Cumalıkızık’ı ziyaret ettiği, bu yoğunluğun ancak Bursaspor’un maç günlerindeki stadyum kalabalığıyla kıyaslanabileceği ifade edildi. Uzmanlar, acil tahliye planlarının eksik olduğunu, sağlık altyapısının bulunmadığını belirterek şu uyarıyı yaptı:
“Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz. Sınırsız turist kabul edilemez. Rezervasyonlu ve kontrollü ziyaretçi sistemine acilen geçilmeli, 34 bin kişilik kalabalıklar başarı gibi sunulmamalıdır.”
Tarihi Evlerin Yüzde 78’i Restorasyon Bekliyor
Köydeki yapı stoğuna yönelik yapılan güncel tespitler ise restorasyon sürecindeki adaletsizliği ve ihmali gözler önüne serdi. Köyde bulunan toplam 259 evden 168’i tarihi yapı niteliğinde. Ancak kamu ve STK binalarının neredeyse tamamı restore edilmişken, köy halkına ait tarihi evlerin yaklaşık %78’i (113 ev) hâlâ restore edilmeyi bekliyor. Koruma yükünün tamamen köylünün üzerine bırakıldığını belirten uzmanlar, restorasyon desteğinin yetersizliği nedeniyle evlerin %70’inde usulüne uygun olmayan müdahaleler yapıldığını açıkladı.
“Yanlış Önceliklere Yatırım Yapılıyor”
Toplantıda yerel yönetimlerin projelerine de sert eleştiriler yöneltildi. Yoğun ziyaretçi baskısı, güvenlik zafiyeti ve otopark sorunu kronik bir şekilde devam ederken, UNESCO alanı çevresine yeni piknik alanları yapılmasının yanlış bir öncelik olduğu vurgulandı. Turistik yükü artıracak projeler yerine, koruma ve fiziki altyapıya bütçe ayrılması gerektiği ifade edildi.
“Mesele Siyaset Üstüdür”
Cumalıkızık’ın sadece fiziksel binalardan ibaret olmadığı, köyün belleğinin, kadın emeğinin ve yaşayan kültürünün de korunması gerektiği belirtildi. Toplantı, “Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç, gelecek nesillere doğru korunmuş bir dünya mirası bırakmaktır” ortak mesajıyla son buldu.








