Sektörün 50. kuruluş yılı dolayısıyla düzenlenen toplantıda konuşan TGSD Başkanı Toygar Narbay, maliyet artışları nedeniyle yatırımların Mısır ve Balkanlar’a kaymasına karşı “kendi coğrafyamızda üretim” stratejisini açıkladı. 444 kilometrelik sınır hattı boyunca planlanan bu yeni ekonomik alan, Türkiye’nin küresel rekabetteki konumunu yeniden güçlendirmeyi amaçlıyor.
Projenin Teknik Detayları ve Kapsamı
Hazırlanan yol haritası Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’na sunulurken, projenin fiziksel sınırları da netleşti:
-
Konum: 444 kilometrelik Türkiye-Suriye sınır hattı boyunca 30 kilometre derinlikte bir alan.
-
Kiralama Modeli: Suriye tarafındaki yaklaşık 15 kilometrelik bölümün 99 yıllığına uzun süreli kiralanması öneriliyor.
-
Yönetim ve Güvenlik: Bölgenin Türk hükümeti tarafından yönetilmesi ve güvenliğin Türk ordusu tarafından sağlanması planlanıyor.
6 Milyar Dolarlık Atıl Kapasite Ekonomiye Kazandırılacak
2022 yılında yapılan yoğun yatırımlar sonucu oluşan ancak yüksek üretim maliyetleri nedeniyle tam kapasite çalıştırılamayan 6 milyar dolarlık makine parkı, bu modelle yeniden devreye alınacak. Narbay, “Bu modelle hem elimizdeki kapasite çalışacak hem de sektör yeniden rekabet avantajı kazanacak,” diyerek atıl kapasitenin yıllık 5 milyar dolarlık ihracata dönüştürüleceğini vurguladı.
Finansman ve İstihdam Modeli
-
Finansman: Altyapı yatırımları için Dünya Bankası, EBRD ve kalkınma bankalarının kaynaklarının değerlendirilmesi hedefleniyor.
-
İstihdam: Proje orta vadede 250 bin kişilik yeni bir istihdam kapısı açacak. Bölgedeki göçmen nüfusun da üretim süreçlerine dahil edilerek ekonomiye kazandırılması planlanıyor.
“Nahçıvan Modeli” ve Bölgesel Güç Hedefi
Sanayi ve Ticaret Bakanlıklarının projeye sıcak baktığını ifade eden Toygar Narbay, benzer bir modelin Nahçıvan sınırında da uygulanabileceğine dair öneriler aldıklarını belirtti. Türkiye ile Azerbaycan arasında kurulacak stratejik üretim iş birliğinin, Türkiye’nin bölgesel üretim gücünü tekstilin ötesine taşıyacağı öngörülüyor.








