Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğini kurumsal bir seviyeye taşıyan Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi’nin üçüncü toplantısı yarın başkent Ankara’da düzenlenecek. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al-Suud’un eş başkanlık yapacağı bu kritik zirve, bölge diplomasisi açısından stratejik öneme sahip pek çok konuyu barındırıyor.
Diplomatik ve Hususi Pasaportlara Vize Muafiyeti
Toplantının en dikkat çeken gündem maddesini, iki ülke vatandaşlarının seyahat özgürlüğünü artıracak olan vize anlaşması oluşturuyor. Görüşme vesilesiyle “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Diplomatik ve Hususi Pasaport Hamillerinin Vize Yükümlülüğünden Karşılıklı Olarak Muaf Tutulmasına İlişkin Anlaşma”nın imzalanması öngörülüyor. Bu hamle ile resmi heyetler ve hususi pasaport sahipleri için bürokratik engellerin kalkması ve ikili temasların hızlanması hedefleniyor.
İş Birliği Beş Alt Komite ile Güçleniyor
2016 yılında kurulan Koordinasyon Konseyi bünyesinde, ilişkileri her alanda derinleştirmek amacıyla beş farklı alt komite çalışmalarını sürdürüyor. Yarınki toplantıda şu komitelerin yürüttüğü faaliyetler kapsamlı bir şekilde gözden geçirilecek:
-
Siyasi ve Diplomatik Komite
-
Askeri ve Güvenlik Komitesi
-
Kültür, Spor, Medya ve Turizm Komitesi
-
Sosyal Kalkınma, Sağlık ve Eğitim Komitesi
-
Ticaret, Sanayi, Yatırım, Altyapı ve Enerji Komitesi
Bölgesel Güvenlik ve Stratejik Meseleler Masada
Ankara’daki zirve sadece ikili ilişkilerle sınırlı kalmayacak, aynı zamanda bölgedeki kritik gelişmelere yönelik ortak bir duruş sergilenmesini de sağlayacak. Toplantıda ele alınması beklenen stratejik başlıklar arasında bölgede kalıcı istikrarın tesisi için bölgesel sahiplenme anlayışının güçlendirilmesi ve bağlantısallık alanındaki iş birliğinin önemi yer alıyor. Ayrıca, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası provokasyonların önlenmesi ve ABD-İran arasındaki görüşmelerin kalıcı barışla sonuçlanması için Türkiye’nin yapıcı katkılarının sürdürüleceği ifade ediliyor.
Gazze ve Lübnan Gündemin İlk Sırasında
İsrail’in bölgedeki saldırgan tutumu karşısında sergilenecek diplomatik kararlılık, zirvenin en önemli siyasi mesajlarından biri olacak. Netanyahu hükümetinin Gazze’deki ateşkes ihlalleri ve Lübnan’daki işgal girişimleri karşısında uluslararası toplumun daha caydırıcı bir tutum sergilemesi gerektiği vurgulanacak. İki bakanın, Gazze barış anlaşmasının ikinci aşamasına yönelik yürütülen müzakereler ve iki devletli çözüm vizyonu üzerinde istişarelerde bulunması planlanıyor.








