“Silahlar Kolay Ulaşılabilecek Bir Yerde Değildi”
Eşinin emniyet müdürü olması nedeniyle evde birden fazla silah bulunduğunu belirten anne Mersinli, silahların muhafazasına ilişkin şunları söyledi:
“Silahlar kesinlikle oğlumun kolaylıkla ulaşabileceği bir yerde veya açıkta değildi. Bir sandık içinde muhafaza altındaydı. Sadece babasının gözetiminde onlara bakabiliyor ve birlikte atışa gidiyorlardı.”
Başsavcılığın “İhmal” Tespiti ve Tutuklama Gerekçesi
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı ise annenin ifadesinin aksine dosyada somut ihmal bulguları olduğunu vurguluyor. Başsavcılıktan yapılan açıklamada şu detaylar öne çıktı:
-
Tedavi Önerileri Reddedildi: İki farklı kurumda görevli psikologların, saldırgan İsa Aras Mersinli’nin çocuk psikiyatrisi polikliniğinde tedavi görmesi gerektiği yönündeki teşhis ve önerilerinin anne tarafından dikkate alınmadığı belirlendi.
-
Tıbbi Destek Engeli: Annenin doktor önerilerine rağmen gerekli müracaatları yapmadığı ve bu ihmalin, failin saldırıyı gerçekleştirmesine zemin hazırlayan psikolojik rahatsızlıklarının derinleşmesine neden olduğu değerlendirildi.
Annenin Savunması: “Raporlar Sorumluluğumuzun Kanıtıdır”
Kendisini “hem bir anne hem de bir eğitimci” olarak tanımlayan Pınar Peyman Mersinli, savunmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bir annenin çocuğuna nasıl davranması gerektiğini bilecek bilgi ve beceriye sahibim. Oğlumun psikiyatri kliniğince tutulan tedavi raporları mevcuttur. Bu raporlar, ona karşı ne denli sorumluluk içinde olduğumuzun kanıtıdır. Tıbbi desteği geri çevirdiğimiz iddialarını kabul etmiyorum.”
Uzmanlar Ne Diyor?
Hukukçular ve eğitim uzmanları, bu davanın “ebeveyn sorumluluğu” ve “silah güvenliği” açısından emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. Özellikle 14 yaşındaki bir çocuğun babasıyla atışa gitmesi ve psikolojik tedavi sürecinin takibi, yargılamanın en kritik noktalarını oluşturacak.








