ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın resmi imza töreninin 19 Haziran’da İsviçre’nin Bürgenstock kasabasında yapılması planlanırken, anlaşmanın içeriğine ilişkin iddialar gündemdeki yerini koruyor.
Taraflardan mutabakat zaptının maddelerine ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmezken, Suudi Arabistan merkezli El Arabiya, anlaşmanın 14 maddeden oluştuğunu öne sürdü.
İddiaya göre metnin ilk maddelerinde, Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşın sona erdiği teyit ediliyor. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu daha önce bu iddiayı reddetmiş ve Hizbullah’a yönelik operasyonların devam edeceğini açıklamıştı.
Sızdırıldığı öne sürülen metinde, İran ve ABD’nin birbirlerinin iç işlerine müdahale etmeyeceklerini taahhüt ettikleri ve müzakerelerin 60 gün içinde tamamlanmasının hedeflendiği de yer aldı.
Anlaşmada Hürmüz Boğazı’na ilişkin üç ayrı madde bulunduğu ileri sürüldü. Buna göre ABD’nin deniz ablukasını kaldırması, Hürmüz Boğazı’nın 30 gün içinde tam kapasiteyle yeniden açılması ve İran’ın bölgede bulunan mayınları temizlemesi öngörülüyor.
El Arabiya’nın iddiasına göre mutabakatta İran’ın ekonomik taleplerine yönelik düzenlemeler de bulunuyor. Buna göre İran’ın yeniden inşası için 300 milyar dolarlık destek sağlanması, tüm yaptırımların kaldırılması, petrol ve petrokimya ürünlerinin satışının kolaylaştırılması ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması maddeler arasında yer alıyor.
Metinde ayrıca İran’ın hiçbir şekilde nükleer silah üretmeyeceği, nihai anlaşmaya kadar tarafların mevcut pozisyonlarını koruyacağı ve uygulamaların denetlenmesi için bir mekanizma oluşturulacağı da öne sürüldü. İddialara göre bu maddelerin uygulanmasının ardından nihai anlaşma için yeni müzakereler başlayacak ve anlaşma, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bağlayıcı kararıyla onaylanacak.
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İran’a 300 milyar dolarlık yardım yapılacağı yönündeki iddiaları yalanladı. Taraflardan resmi bir açıklama gelmemesi nedeniyle anlaşmanın içeriğine ilişkin belirsizlik sürüyor.








